Tipik bir ergen gibi davranmak için tam vaktini seçtin. | Open Subtitles | رائع, أنتِ تختارين وقتاً ملائماً جداً لتتصرفي كمراهقة مثالية |
Bir ergen olarak, olan biten her şey için kendimi suçluyordum. | TED | كمراهقة كنت ألوم نفسي على كل شيء حدث |
Notlar, arkadaşlar ve erkekler, seni ilk defa normal bir genç gibi konuşurken duyuyorum. | Open Subtitles | رائع، درجات، أصدقاء و شباب هذه أول مرة أسمعك تتحدثي كمراهقة عادية |
Sense liseli bir genç gibi davranıyorsun. | Open Subtitles | أنت تتصرّف كمراهقة مهووسة |
Henüz ergenken, yeme bozukluğu yüzünden burada hastanelik olmuştu. | Open Subtitles | كمراهقة ، كانت تدخل إلى المستشفى للمعالجه مع إعتلالٍ في الأكل |
Bu sana kendini ergen gibi hissettiriyor, değil mi? | Open Subtitles | هذا يجعلك تشعرين كمراهقة , صحيح ؟ |
Uçarı bir ergen gibi davranmış. | Open Subtitles | تبدو كمراهقة طائشة |
Sana ergen gibi görünüyor muyum? | Open Subtitles | هل أبدو لك كمراهقة ؟ |
Senin ergen halini hayal etmek zor. | Open Subtitles | يصعب تخيلكِ كمراهقة |
ergen gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | -تبدين كمراهقة |
Lissa bu korumalı ortamınızda, dışarıda sıradan bir genç gibi yaşarken hissettiğinden daha tehlikede hissetti. | Open Subtitles | لقد شعرت (ليسا) بالخطر هنا في بيئتكم الآمنة أكثر من في الخارج كمراهقة مجهولة |