bayan fotoğrafçı olarak işim yöresel geleneklere karşı ciddi bir hakaret sayıldı, ailem ve benim için kalıcı bir leke yarattı. | TED | عملي كمصورة إمرأة كان يعتبر إهانة حقيقة للعادات المحلية مما جعلها وصمة عار أبدية لي و لعائلتي. |
Filistin'li bir bayan fotoğrafçı olarak, mücadele, hayatta kalma ve günlük hayat yolculuğu bana toplum tabusunu aşmak, savaş ve sonuçlarının başka yönünü görmek için ilham verdi. | TED | كمصورة وأنثي فلسطينية. رحلة المعناه والبقاء والحياة اليومية ألهمتني لأتغلب على محظورات مجتمعي ورؤية جانب آخر من الحرب وتوابعها. |
Bir Arap kadın fotoğrafçı olarak, projelerim için kişisel deneyimlerden daima ilham aldım. | TED | كمصورة فوتوغرافية عربية لطالما وجدت إلهاما كبيرا في التجارب الشخصية |
Umarım Theresa, fotoğrafçı olarak iyi para kazanıyordur. | Open Subtitles | أتمنى ان تجني تيريسا مالاً جيداً كمصورة |
Bilirsiniz, bir fotoğrafçı olarak mesafeyi korumak, "serinkanlı bir gözlemci" olmayı gerektirir. | Open Subtitles | أتعرف من صميم عملي كمصورة الحفاظ على البُعد، لأكون "مراقبة نزيهة" |