"كنا نخشى" - Translation from Arabic to Turkish

    • korktuk
        
    • korktuğumuz
        
    Teknik olarak sizin suçunuz bu çünkü evliliğimizin sizinki kadar sıkıcılaşmasından korktuk. Open Subtitles حسنا، عمليا، هذا خطؤك، لأننا كنا نخشى أن يصبح زواجنا مملا كزواجكم.
    Senin sonuçlarının onları ürkütmesinden korktuk. Open Subtitles كنا نخشى من نتائجك أن تفزعهم فيتركون الصفقة
    Kraliçe'nin kalbi yok edilirse ölümsüzlüğünü kaybederek öleceğinden korktuk. Open Subtitles كنا نخشى إذا تدمر قلب الملكة ستفقد خلودك او تموت
    Haliyle Steven'la bir film daha yaparsak ve gişe yapmazsa bir daha iş yapamamaktan korktuk. Open Subtitles ذلك أننا كنا نخشى إذا فعلنا صورة أخرى مع ستيفن، وأنه سكران، كنا أبدا العمل مرة أخرى.
    Sanki ne kadar derin hisler beslediğimizi birbirimize söylemekten korktuğumuz için kavga ediyorduk. Open Subtitles إنه وكأننا نتقاتل لأننا كنا نخشى معرفة الشخص الأخر كيف كان عمق شعورنا
    Bay Enslin. Hiç gelmeyeceksiniz diye çok korktuk. Open Subtitles سيد إنسلين كنا نخشى أنك لن تأتي
    Bay Enslin. Hiç gelmeyeceksiniz diye çok korktuk. Open Subtitles سيد إنسلين كنا نخشى أنك لن تأتي
    Kendini sorumlu hissetmenden korktuk. Open Subtitles كنا نخشى ان تشعر بأنك المسئول
    Seni kaybettik diye çok korktuk. Open Subtitles كنا نخشى كنا فقدت لك.
    Bu Mamulka, ekmeğimizi kazandırıyor. Onu evde bırakmaya korktuk. Open Subtitles هذا (مامولكا) جالبة قوتنا, كنا نخشى مغادرتها لمنزلها
    Ben ve Bambi belalı tayfanın orada dolanmasından o kadar korktuk ki etrafta fazla dolaşmadık. Open Subtitles أنا و (بامبي) كنا نخشى دخول العنيفين هناك, لم نبقَ
    Kraliçenin kalbi yok olursa ölümsüzlüğünü kaybedeceğinden korktuk. Open Subtitles كنا نخشى إذا تدمر قلب الملكة
    Senin adını vermesinden korktuk. Open Subtitles كنا نخشى ان تذكر اسمك
    Blair, biz aramızda birşeyler olmasından korktuğumuz için herkesten sakladık. Open Subtitles لقد تخفينا يا بلير ..لأننا كنا نخشى أن هناك شيء أكبر
    Bu korktuğumuz ve beni öldürecek olan Gary'mi? Open Subtitles هذا هو غاري أننا كنا نخشى كان رائعا قتلي؟
    korktuğumuz şeyleri abartmamıza yardım etti. Olmayan yerde aciliyet arıyoruz ve sonrasında, ortalamanın üstünde en iyi sürücülerin biz olduğumuza dair özgüven yanılsaması ediniyoruz. TED ساعدنا في المبالغة مما كنا نخشى منه، والسعي وراء السببية حيث لا يوجد شيء، ثم الحصول على مجرد وهم من الثقة حيث نعتقد أننا أفضل سائقي السيارات، سائقون فوق العادة.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more