Kendin için yapmayacaksan da oğlun için yap. | Open Subtitles | إنْ لمْ ترغب بفعلها لنفسك فافعلها لأجل ابنك |
- Burada olmak bile istemiyorum. - oğlun için buradasın. | Open Subtitles | أنتِ هنا لأجل ابنك |
oğlun için yap. | Open Subtitles | أفعلي ذلك لأجل ابنك |
Demek,...polise, ...mağazada hiçbir şeye dokunmadığınızı söylediniz, ...sadece oğlunuz için su tabancası bakıyordunuz. | Open Subtitles | إذن، أخبرت الضابط، أنكَ لم تلمس شيئاً في المتجر وكنتَ تبحث عن مسدس مائي لأجل ابنك |
Bu beni ilgilendirmez biliyorum ama umarım sen ve Carla oğlunuz için sorunlarınızı halledersiniz. | Open Subtitles | أعلم أن هذا ليس شأني ..أرجو أن تنصلح الأمور مع (كارلا) لأجل ابنك |
Felicity'ye söylemek istiyorsun biliyorum bana inan, hala olmayı çok isterim ama burada oğlun için doğru olanı yapmalısın. | Open Subtitles | أعلم أنّك تودّ إخبار (فليستي)، وثق بي، أتوق لأغدو عمّة! لكن الآن عليك فعل الصواب لأجل ابنك. |
Bu hürmet senin oğlun için. | Open Subtitles | ...هذا القوس لأجل ابنك |
oğlunuz için. | Open Subtitles | هذه لأجل ابنك. |