Judy'ye ailesinden miras kalmış ve bu kızlar için bir güvence. | Open Subtitles | جودي ورثت مالا من عائلتها و هو بصندوق ائتماني لأجل الفتيات |
İlk önce kızlar için gelirler tekrar gelirlerse belli bir kız için olur. | Open Subtitles | أول مرة تكون لأجل الفتيات وإذا عادوا إلى هنا تكون لأجل فتاة معينة |
Ben üniversiteye kızlar için giderim. | Open Subtitles | اللعنه. أنا آتي للجامعة لأجل الفتيات فقط. |
Tanrı kızlar için gelmiyordu mal. | Open Subtitles | لم يأت الإله إلى هنا لأجل الفتيات أيها الأحمق |
Kendin için yapma bunu. kızlar için yap. Rose ve Casey için. | Open Subtitles | و لا تفعلها لأجلك ، إفعلها لأجل الفتيات "روز" و "كيسي" |
Sadece kızlar için geldim, bir de bira. | Open Subtitles | أنا هنا لأجل الفتيات والجعة |
Küçük kızlar için | Open Subtitles | - لأجل الفتيات الصغيرات-- |
Zengin biri, kızlar için gelir. | Open Subtitles | -ثري ، يأتي لأجل الفتيات |
- kızlar için yapıyorum. | Open Subtitles | -سأفعلها لأجل الفتيات |