sana söylemem gereken bir şey var. Yukarıda beklesene. | Open Subtitles | لدي شيئًا لأخبرك به انتظرني في الأعلى. |
Aslında sana söylemem gereken önemli bir şey var. | Open Subtitles | في الواقع , لدي شيء مهم جدا لأخبرك به |
"Birbirimizi görmeyeli neredeyse 20 yıl oldu, ama şimdi sana söylemem gereken bir şey var". | Open Subtitles | "لقد مرّ حوالي عشرين سنة منذأنرأينابعضنا" " لكن الآن هناك شئ أحتاج لأخبرك به " |
Sana Anlatacak çok şeyim var. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | لدىّ الكثير لأخبرك به لا أعلم من أين أبدأ |
Bir uçtan bir uca bunu söylemek için geldim. | Open Subtitles | هذا ما أتيت عبر البلاد لأخبرك به |
Patron, Sana söyleyeceğim o kadar çok şey var ki. | Open Subtitles | يا رئيس، عِنْدي الكثير لأخبرك به. |
Sana bunu söylemeye geliyordum çünkü film için finansmanı bulduk. | Open Subtitles | ،هذا ما أتيت لأخبرك به ...لأن حصلنا على تمويل... |
Efendim, size söyleyecek çok şeyim var, ama çok zamanım yok. | Open Subtitles | سيدى ، لدى الكثير لأخبرك به ولكن لا يوجد الكثير من الوقت |
"...çünkü sana söylemem gereken tek bir şey kaldı." | Open Subtitles | لأنه هناك شيء واحد فقط بقيَ لأخبرك به |
Çok kötü, sana söylemem gereken oldukça önemli bir şey var. | Open Subtitles | هذا مؤسف، لدي أمر مهم جداً لأخبرك به |
sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدى شيئاً لأخبرك به |
sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Benim de sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به أيضاً |
Dur, sana söylemem gereken bir şey var! | Open Subtitles | ، انتظر لدّي شيئ لأخبرك به |
Anlatacak çok şey var. | Open Subtitles | هكذا تكون الرائحة المثالية هناك الكثير لأخبرك به |
Tanrım, Anlatacak o kadar çok şeyim var ki. | Open Subtitles | كيف كان يومك؟ يا إلهي, لدي الكثير لأخبرك به |
Buraya size bunu söylemek için geldim. | Open Subtitles | هذا ما جئت لأخبرك به |
Buraya bunu söylemek için geldim. | Open Subtitles | هذا ما أتيت لأخبرك به |
Ve Sana söyleyeceğim bir şey var. | Open Subtitles | و لديّ أمرٌ مهم لأخبرك به |
Sana söyleyeceğim bir sırrım var. | Open Subtitles | لديّ سر لأخبرك به |
Ama buraya bunu söylemeye gelmedim. | Open Subtitles | لكن ليس هاذا ما جئت هنا لأخبرك به |
Ve yemek hizmeti için burada değilseniz size söyleyecek birşeyim yok. | Open Subtitles | إلا إذا كنت تبحث عن المطاعم فإنه ليس عندي شيء لأخبرك به |