Herhangi biri kim olduğunu öğrenirse, düşmanlarının hedefi haline gelir. | Open Subtitles | إن علم أي منكم بهويته، فسيصبح هدفاً لأعدائه... |
ve Tanrı düşmanlarından o intikamı alacaktır, ayrıca gazabı düşmanlarının üstüne olacaktır." | Open Subtitles | إن الرب منتقم على خصومه، ويحجز غضبه لأعدائه". |
Onu ve Sara'yı sır olarak saklamış çünkü düşmanlarının onları hedef alacağını biliyormuş. | Open Subtitles | من المفترض أنه أبقى أمرها هي و(سارة) سرا لأنه علم أنهما ستصبحان أهدافا لأعدائه |
Bazıları, Düşmanlarına nazikçe dişlerini gösterirken, bazıları sevgi dolu bir yüz ifadesine bürünerek, gözyaşlarının akmasını engeller. | Open Subtitles | البعض يظهر أسنانه كتحذير مهذب لأعدائه البعض يضع ابتسامة بسيطة ليمنع دموع من الانهمار |
- Ne yapıyordu? - Düşmanlarına yan mı bakıyordu? | Open Subtitles | ماذا فعل نظر لأعدائه بجانب عينه؟ |
- Ne yapıyordu? - Düşmanlarına yan mı bakıyordu? | Open Subtitles | ماذا فعل نظر لأعدائه بجانب عينه؟ |
Edward düşmanlarının eline bir sebep verdi. | Open Subtitles | إدوارد) قدم لأعدائه قضية جديدة). |