| Zor zamanlarında benim gibi insanlara yardım elini uzattı. Çok minnettarım. | Open Subtitles | كان ودودًا جدًّا لأناس مثلي أثناء العاصفة، وقد امتننت لهذا حقًّا. |
| Benim gibi insanlara olan şey. | Open Subtitles | ما هو؟ إنه ما يحدث لأناس مثلي |
| Arthur, böyle şeyler benim gibi insanlara olmaz. | Open Subtitles | (ارثر) مثل هذه الاشياء لا تحدث لأناس مثلي |
| Ne kadar suç işlemesen de o senin ve benim gibi insanları aşşağılamaktan vazgeçmez. | Open Subtitles | إنها جريمة ولكنها لا تكن شيئا لأناس مثلي ومثلك إلا الحقد والكره |
| Çünkü Tanrı benim gibi insanları dinlemiyor. | Open Subtitles | لأن الله لا يستجيب لأناس مثلي |