Gezegeni önemsediğim için her gün bu bisikletin üstündeyim ben. | Open Subtitles | أتعرف؟ أنا أركب هذه الدراجة كل يوم لأنني أهتم للناس |
Hayır, seni önemsediğim için beni kötü adam yapma. | Open Subtitles | كلا، لا تجعلينني الرجل السئ هنا لأنني أهتم بشأنك فحسب |
İnkâr ettiğim için değil, seninle arkadaşlığımıza değer verdiğim için. | Open Subtitles | ليس لأنني أنكر حقيقة مشاعري، وإنما لأنني أهتم كثيرًا لصداقتنا. |
Seni düşündüğüm için bunu söylüyorum ama bence yardım almalısın. | Open Subtitles | أقول لك هذا لأنني أهتم لك وحسب أعتقد أن عليك طلب المساعده |
İstiyorum, çünkü önem veriyorum. | Open Subtitles | أنا أبحث لأنني أهتم |
Bak, Gloria, benimle yat diye 15 yıldır sana yalvarıyorum, Çünkü seni önemsiyorum ve seviyorum. | Open Subtitles | " جلوريا " توسلت إليك 15 سنة لتنامي معي فقط لأنني أهتم لك وأحبك |
Bu ülkeyi, ülkenin vatandaşlarını ve güvenliğini önemsediğim için bugün buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا اليوم لأنني أهتم بهذه الدولة بمواطنيها وأمنها |
Seni önemsediğim için öne çıkamıyorum. | Open Subtitles | لأنني أهتم بأمرك لا يمكنني الإعتراف |
Seni önemsediğim için bu evi satın aldım. | Open Subtitles | إشتريت هذا المنزل لأنني أهتم لكِ |
Buraya seni önemsediğim için geldim. | Open Subtitles | أنا جئت إلى هنا لأنني أهتم لك. |
Yaptığım şeyi her birinizi önemsediğim için yapıyorum. | Open Subtitles | ما أفعله أفعله لأنني أهتم بكل واحد منكم |
Bunu seni önemsediğim için söylemiyorum. Söylüyorum çünkü... | Open Subtitles | ولا أقول هذا لأنني أهتم لأمرك، بل أقول ذلك لأنّ... |
Bak, böyle görünmediğini biliyorum ama tüm bunları sana değer verdiğim için yaptım. | Open Subtitles | أسمعيني ، أعرف أن الأمر لا يبدو كهذا ولكنني أفعل كل هذا لأنني أهتم بكِ |
Sırf sana değer verdiğim için hayatının tehlikeye girmesi işte bu bir hata, ve biz birlikte olduğumuz sürece her zaman hedef olacaksın. | Open Subtitles | لكن بعد أن رايتُ حياتكِ مهددة ببساطة لأنني أهتم لأمرك لا هذا خطأ و ما دُمنا معاً ستكونين دائما هدفاً |
değer verdiğim için söylüyorum. Arkadaş olmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أقول ذلك لأنني أهتم أُحاول أن أكون صديقك. |
Sadece seni düşündüğüm için, ve küçük hayallerinin suya düştüğünü görmemek için. | Open Subtitles | لأنني أهتم لأمرك، ولا أريد رؤية آمالك تتفتت |
Sadece seni düşündüğüm için bunu diyorum Deeks. | Open Subtitles | ديكس أنا أقول لك هذا لأنني أهتم بأمرك |
Beni dinle. Buradayım çünkü önem veriyorum. | Open Subtitles | أنصت إلى أنا هنا لأنني أهتم |
Çünkü seni önemsiyorum, bunu biliyorsun. Aslında seni seviyorum. Seviyorum. | Open Subtitles | لأنني أهتم لأمرك في الواقع, إنني أحبك |
Seni filme aldırmamın sebebi de bu. Çünkü seni önemsiyorum. | Open Subtitles | لهذا حاولت مساعدتك بالفيلم لأنني أهتم |