Ona daha güçlü olmasını söylediğim için bu benim hatam. | Open Subtitles | ربما هو خطأي لأنني طلبت منه أن يكون قوياً, |
Ben söylediğim için mi, sen istediğin için mi? | Open Subtitles | لأنني طلبت أم لأن هذا ما تريده؟ |
Seni takip etmesi öyle söylediğim için değildi. | Open Subtitles | هو كان يتبعك ليس لأنني طلبت منه ذلك |
Ondan biriken hesabını ödemesini istedim diye bana öyle demeye cüret etti. | Open Subtitles | هذا ما تجرأ على نعتي به لأنني طلبت منه دفع الفواتير المتأخرة |
Dur biraz, ben senden istedim diye mi öyle söyledin? Evet. | Open Subtitles | انتظري،هل قلتِ هذا لأنني طلبت منكِ أن تقوليه؟ |
Haftada üç gün bir saatliğine ona bakmanı istediğim için yakındığına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدّق أنّك تتذمر لأنني طلبت منك الاعتناء به لساعة، ثلاثة أيّام في الأسبوع |
- Sana söylediğim için. | Open Subtitles | - لأنني طلبت منك. |
Dur biraz, ben senden istedim diye mi öyle söylüyorsun? | Open Subtitles | انتظري،هل قلتِ هذا لأنني طلبت منكِ أن تقوليه؟ |
Ben istedim diye seni buraya getirdi. | Open Subtitles | لقد جلبكِ إلى هنا لأنني طلبت منه ذلك. |
Ben istedim diye seni Jack'i sevmeye programladılar. | Open Subtitles | (لقد جعلوكِ تحبين (جاك لأنني طلبت منهم ذلك |
Sırf ben istedim diye. | Open Subtitles | فقط لأنني طلبت منك ذلك. |
Hayır, senden istediğim için geldin, yani benim için geldin. | Open Subtitles | اتيت إلى هنا لأنني طلبت منك أن تأتي إلى هنا إذا أتيت هنا لأجلي |
İlanlarımı asmanı istediğim için özür dilerim, ama sana çekilmeni tavsiye ediyorum. | Open Subtitles | أنا آسفة لأنني طلبت منك تعليق منشوراتي و لكنني أقترح عليك الإنسحاب فوراً |
Ondan böyle yapmasını istediğim için, benim için böyle davranıyor. | Open Subtitles | لقد قام بذلك من أجلي لأنني طلبت منه ذلك |