| Ellerini sizin ve benim yakamdan çekmesini sağlayacak bir orta yol bulduğum için geldim. | Open Subtitles | جئت لأني وجدت حلاً للطرفين أعتقد أنه سيبعدها عنكم وعني |
| Böyle gecelerde hayatımın kalanını geçireceğim bir adam bulduğum için ne kadar şanslı olduğumu anlıyorum. | Open Subtitles | انها ليالي كهذه جعلتني ادرك كم انا محظوظة لأني وجدت الرجل الذي ان اقضي بقية حياتي معه |
| Bu kadar kısa zamanda çilingir bulduğum için çok şanslıydım. | Open Subtitles | كنـت محظوظ لأني وجدت صانع الأقفـال فـي فتره وجيزه |
| DNA analizimi çok dokunaklı bulduğum için şaşırdım. | Open Subtitles | كنت مندهشاً لأني وجدت تحليل حمضي النووي مثير للمشاعر هكذا |
| Ve öğrenen biri oldum, çünkü kendimi öğrenen insanlar topluluğu arasında bulmuştum. | TED | أصبحت طالب علمٍ لأني وجدت نفسي في مجتمع من المتعلمين. |
| - 'çantanızı bulduğum için aramıştım. ' - eminmisin ? | Open Subtitles | - ليس هذا، اتصلت لأني وجدت حقيبتك - حقًا هل أنت متأكد؟ |
| Cüzdanını bulduğum için beni ödüllendirmek mi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريد إرسال جائزة لأني وجدت محفظتك؟ |
| - Kıskanıyorsun. Seninkilerden daha iyi birini bulduğum için kıskanıyorsun. | Open Subtitles | أنت غيران , أنت غيران لأني وجدت |
| - Kıskanıyorsun. Seninkilerden daha iyi birini bulduğum için kıskanıyorsun. | Open Subtitles | أنت غيران , أنت غيران لأني وجدت |
| Seni evimde bulduğum için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف لأني وجدت لك في شقتي، |
| Jason, buraya bir şey bulduğum için geldim. | Open Subtitles | (جيسون)، أتيت لهنا لأني وجدت شيءً |
| Çünkü tek gerçek aşkımı bulmuştum. | Open Subtitles | لم يكن الظلام حالكاً لأني وجدت الحب الحقيقي |