Geçen gece içmek için nerede olduğumu bana sor. | Open Subtitles | هذا يعني إسألني أين كنت لإحتساء الشراب الليالي الماضية. |
Duş almalıyım çünkü daha sonra içki içmek için Bent Elbow'da birkaç arkadaşla buluşmam gerek. | Open Subtitles | أنا بحاجة لأستحم لأنّي سأقابل بعض الأشخاص "بوقتٍ لاحقٍ في حانة "بنت إلبو لإحتساء الشراب |
İçmek için iyi bir zaman değil. | Open Subtitles | انه ليس الوقت المناسب لإحتساء الشراب |
Selam güzellik. Bize katılsana, bir şeyler içeriz? | Open Subtitles | مرحباً أيتها الفاتنة، لما لا تنظمين إلينا لإحتساء الشراب ؟ |
Kuliste beklesene, sonra bir şeyler içeriz. | Open Subtitles | لما لا تذهب إلى الجناح؟ سنذهب لإحتساء الشراب بعد هذا. |
Sizi içki içmeye davet ediyoruz. Herkes bara, beni takip edin. | Open Subtitles | ندعوكم لإحتساء الشراب جميعكم تفضلوا الى الحانة |
Dün gece Çünkü içmek için dışarı çıktı. | Open Subtitles | لأننا ذهبا لإحتساء الشراب ليلة أمس |
Belki buluşup bir şeyler içeriz. | Open Subtitles | ربما يمكننا التقابل لإحتساء الشراب |
Belki buluşup bir şeyler içeriz. | Open Subtitles | ربما يمكننا التقابل لإحتساء الشراب |
Barbara'yı içki içmeye davet etmeye karar verdim ve- Tanrım, bunu nasıl iyi bir şekle sokabilirim? | Open Subtitles | قررت أن أخذ (باربره) لإحتساء الشراب يا إلهي كيف أصيغها بطريقة جيده؟ |