Bayan Baily, Rahatsız ettiğim için affedin ama oğlunuza yardım etmeye çalışıyoruz. | Open Subtitles | سيدة بيلي انا حقا اسفة لإزعاجك لكني حقا احاول ان اساعد ابنك |
Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Yanlış yere geldim herhalde. | Open Subtitles | انظر, أنا آسف لإزعاجك لا بد أنه لدي المكان الخاطئ |
Evet daha hızlı kaçsan iyi edersin. Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | نعم ، أنت محق من الأفضل لك أن تبتعد عذراً لإزعاجك |
Evinizde Rahatsız ettiğimiz için bağışlayın. | Open Subtitles | نحن متأسفان جداً لإزعاجك في منزلك الرائع |
Ve kendisi büyük bir hayranınız, Rahatsız ettim ama bir imza atabilirseniz, gerçekten çok makbule geçer, çok sevinir. | Open Subtitles | وهو معجب كثيراً بك آسف جداً لإزعاجك أيمكنك كتابة توقيع فذلك سيسعد يومه جداً فإنه يعني الكثير له |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm, efendim, ama çöle doğru ilerliyordu. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك يا سيدي، لكنها كانت تتجه نحو الصحراء. |
Teşekkür ederim, Mösyö Trefusis. Rahatsız ettiğim için çok özür dilerim. | Open Subtitles | شكرا سيدي ً تريفيوسيس ً أنا في غاية الأسف لإزعاجك |
Sizi Rahatsız ettiğim için özür dilerim efendim, ama tanımlanamayan bir şey bulduk. | Open Subtitles | سيدى ؟ آسف لإزعاجك و لكننا إلتقطنا مركبة مميزة |
Bu saatte Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama halletmemiz gereken bir sorun var. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك في هذا الوقت المتأخر لَكنَّنا أصبحنَا في مشكلة نَحتاجُ لمعالجتها الآن. |
Rahatsız ettiğim için özür dilerim Rahibe ama size bir şey sormak istiyorum. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجك أختاه، ولكنني أردت سؤالكِ عن شيء ما |
Tekrar Rahatsız ettiğim için Merhaba, üzgünüm. Sen süper meşgul görünüyor. | Open Subtitles | مرحباً ، اعتذر لإزعاجك مجدداً تبدو مشغولاً للغاية |
Her neyse, cumartesi günü seni Rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. | Open Subtitles | على كلٍّ، أنا آسف جداً لإزعاجك بيوم السبت |
Sizi evinizde Rahatsız ettiğim için özür dilerim, Hakkınızda internette yayınlanan bir yazı okumuştum. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك في المنزل، قرأت عنك على الإنترنت. |
Rahatsız ettiğim için afedersiniz,ancak size bir kaç sorum olacak. | Open Subtitles | آسف لإزعاجك لكنّي أحتاج لطرح بعض الأسئلة عليكِ |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama sormam gereken birkaç soru var. | Open Subtitles | آسف لإزعاجك لكن أود أن أطرح عليكِ بعض الأسئلة |
Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama yanında oturan kişiyi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | من فضلك. أنا آسف لإزعاجك ولكن هل تذكر الشخص الذي كان جالسا هنا إلى جانبك؟ |
Daniel Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama Kimmie ile çalışabileceğimi zannetmiyorum. | Open Subtitles | دانيال, انا اعتذر لإزعاجك لكنني لا اعتقد انني استطيع العمل مع كيمي |
Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama birliğinizin üyesi olan biriyle konuşmak için geldim. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك, أختاه لكني جئت للتحدث مع عضوٍ من مجتمعكم. |
Hafta sonu sizi Rahatsız ettiğimiz için üzgünüm. Bir kaç soru sormak istiyoruz. | Open Subtitles | آسفان لإزعاجك يوم العطلة لدينا فقط بعض الأسئلة لك |
Rahatsız ettim, ama açım. | Open Subtitles | أنا آسف جداً لإزعاجك ولكنني جائع. |
Sizi yeniden rahatsız ediyorum, özür dilerim ama Bay Gillis'le konuşmalıyım. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك مرة أخرى ,لكني تأكدت من الرقم,أريد التكلم مع السيد غيليز. |
- Rahatsızlık verdiğim için özür dilerim. Ama bir konuda onayınız gerekiyor efendim. | Open Subtitles | أنا آسف لإزعاجك, يا سيدي، لكن أحتاج إلى موافقتك على هذا. |
Bak, eğer Seni üzecek bir sey yaptıysam, ben... gözümü korkutmaya çalışman beni yıldıramaz, eğer bilmiyorsam nasıl kendimi savunabilirim? | Open Subtitles | النظرة، إذا عملت أيّ شئ لإزعاجك , l... هي لا محاولة إستعمال لإخافتي إذا أنا لا أعرف كم أهنتك! |
Anladım. Ona ileteceğim. Teşekkürler, ve Rahatsızlık için üzgünüm. | Open Subtitles | فهمت ، سأخبرها الأن ، شكراً ، وآسف لإزعاجك |
Böldüğüm için üzgünüm George, ama seni arıyorlar. | Open Subtitles | "عذراً لإزعاجك يا سيد "جورج و لكن هناك اتصال لك |
Rahatsız ettiysem kusura bakmayın Leydim fakat Dowager size bir mesaj göndermiş. | Open Subtitles | آسفة لإزعاجك يا سيدتي لكن السيدة الكبيرة |
Canını sıktığım için özür dilerim. | Open Subtitles | حسناً، أنا آسفة لإزعاجك |