| Elbette atanın onu susturmak için yaptıklarımızdan sonra sana karşı kin duyması doğal. | Open Subtitles | من حق سلفك أن ينقم عليك بالنظر للاجراءات الشديدة التي قمنا بها معاً لإسكاته |
| İntikam almak için değil onu susturmak için geldim. | Open Subtitles | ليس للثأر , بل لإسكاته |
| Onu öldürmesi için birini yolladılar. - susturmak için. | Open Subtitles | - أرسلوا أحدًا لقتله، لإسكاته - |
| Başarılı doktor tayların doğumunu yaptı ve sonra sessiz kalması için vuruldu. | Open Subtitles | ،أوصل الطبيب الطيب المهرين وبعدئذ أطلق عليه النار لإسكاته |
| Garrison Boyd'u öldürünce sessiz kalması için ona büyük bir ödeme sözü vermiş olmalısın. | Open Subtitles | حالما قتل (غاريسون بويد)، لا بد أنك وعدته براتب كبير للغاية لإسكاته |
| Onu susturmak için. | Open Subtitles | لإسكاته. |
| Onu susturmak için. | Open Subtitles | لإسكاته. |
| PETER: Gentry söyledi Societele ona sessiz kalması için para ödemiş. | Open Subtitles | قال لي جينتري ان السوسيتيل (المجتمعية) دفعت له لإسكاته |