"لإعادتها" - Translation from Arabic to Turkish

    • geri getirmek
        
    • geri getirmenin
        
    • geri almak için
        
    • iade
        
    • onu geri
        
    Onu sana geri getirmek için yapabileceğim bir şey yok, biliyorum. Open Subtitles وأنا أعلم أنه لا يوجد شيء يمكنني القيام به لإعادتها إليك.
    O iyi bir askerdi, ama onu geri getirmek için yapabileceğin bir şey yok! Open Subtitles هي كانت صلبة جيدة، مولدر، لكن هناك لا شيء الذي أنت يمكن أن تعمل لإعادتها.
    Tedavi insanlığını geri getirmenin en hızlı yolu. Open Subtitles إنّها متحجّرة القلب بلا إنسانيّتها والترياق أسرع سبيل لإعادتها
    Bir zamanlar olan karakterini geri getirmenin hiçbir yolu yok. Open Subtitles شخصيّتها السابقة... لا إمكانيّة لإعادتها.
    O benim arabam ve o partiye de arabamı geri almak için gittim. Open Subtitles لقد كانت سيارتي وقد تسللت إلى الحفلة لإعادتها
    Ve sen hâlâ kızını geri almak için Dollhouse ile anlaştığını düşünüyorsun. Open Subtitles وأنت مازلت تعتقد انه قام بتأجير بيت الدمى لإعادتها
    Gerçek sahiplerini iade etmemiz gerekir belki diye. Open Subtitles حاجتنا لإعادتها للملاك الأصليين
    Bulmak 2 bin dolar geri getirmek 2 bin dolar, toplam 4 bin dolar ediyor. Open Subtitles .. ألفي دولار لإيجادها و ألفين أخرتين لإعادتها فيكون المجموع 4 آلاف دولار
    Kurbani sag salim geri getirmek için gerekli her sey yapilacak. Open Subtitles يجب اتّخاذ كلّ الخطوات لإعادتها إلى بيتها سالمة
    Kurbanı sağ salim geri getirmek için gerekli her şey yapılacak. Open Subtitles يجب اتّخاذ كلّ الخطوات لإعادتها إلى بيتها سالمة.
    Ben de senin onu geri getirmenin anahtarı olduğunu düşünüyorum. Open Subtitles وأعتقد بأنك المفتاح لإعادتها
    Onu geri getirmenin bir yolunu bulacagiz Arthur. Open Subtitles سنجدُ طريقة لإعادتها يا (آرثر).
    O kadinla isimiz bittiginde, Putin'e, haklarini geri almak için yalvariyor olacak. Open Subtitles و حينما سننتهي منها ستتوسل لبوتين لإعادتها
    Onu geri almak için her şeyi yapmaz mısın? Open Subtitles سلون ) يمتلكها ) ألم تكوني لتفعلي أيّ شئ لإعادتها ؟
    Bu, iade etmek için kötü bir yolmuş. Anlıyorum şimdi. Open Subtitles آآه - كانت طريقة سيئه لإعادتها أفهم هذا الآن
    5 dolar iade ödülü... Open Subtitles جائزة 5 دولارات لإعادتها
    - Onu iade etmemiz gerek. Open Subtitles و نحن بحاجة لإعادتها
    Tamara'nın odasına gidecek duvarda resimlerini göreceksin ve geri kalan hayatının her gününde kendine acaba onu geri getirme şansım var mıydı diye soracaksın. Open Subtitles سَتَرى صورَها على الحائطِ وسَتَسْألُ نفسك كُلّ يوم لبقيةِ حياتِكَ لو كَانَ عِنْدَكَ فرصة لإعادتها

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more