| Planını mahvettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة لإفسادي عليك الحصول على مبلغ كبير |
| Randevunu ve hafta sonunu mahvettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | أعتذر لإفسادي موعدكِ... وعطلتكِ الأسبوعيّة |
| Her şeyi mahvettiğim için de çok üzgünüm. | Open Subtitles | آسفٌ لإفسادي كلّ شيء. |
| Mızrak yediğim için mi, Ark'la iletişim şansımızı mahvettiğim için mi? | Open Subtitles | لتسببي بتحطيم وجهي ؟ أم لإفسادي فرصتنا الوحيدة في الإتصال بالـ(آرك) ؟ |
| Dışarıda işleri berbat ettiğim için McManus'un intikamı. | Open Subtitles | انتقامُ ماكمانوس مني لإفسادي الأمر عندما خَرَجتُ يا رجُل |
| - Sürprizi mahvettiğim için çok üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسفة لإفسادي مفأجئتك |
| Ortamı mahvettiğim için bana kızgındı. | Open Subtitles | كان غاضباً مني لإفسادي الليلة |
| Gil, dün Gil Harris'le tanıştığımı bilmiyordum. Jackson senin ne kadar harika bir arkadaş olduğundan bahsetti. Dün partinizi mahvettiğim için üzgünüm cidden. | Open Subtitles | (غيل)، لم ألاحظ أنني كنت أقابل (غيل هاريس) البارحة أخبرني (جاكسون) كم كنتُ صديقًا رائعًا آسف جدًا لإفسادي حفلتكم |
| Yemeği mahvettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة لإفسادي العشاء |
| Yılbaşını berbat ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | آسفة لإفسادي عيد الميلاد. كان خطئي. |
| Cuma geceni berbat ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف لإفسادي ليلة الجمعة خاصتك |