Bu teknoloji yelpazesi gezginlerin zevki için Delos tarafından kuruldu. | Open Subtitles | استخدمت التقنية بشكل واسع في ديلوس لإمتاع السواح |
O buraya efendimizin zevki için geldi. | Open Subtitles | إنها هنا لإمتاع الرجل الذي نخدمه جميعاً |
Cahil kitlelerin zevki için kurgulanmış. | Open Subtitles | تم تنظيم هذا لإمتاع الجماهير الجاهلة |
Kadın, erkeği memnun etmek için yaratılmıştır. O kadar. | Open Subtitles | فالمرأة خُلِقت لإمتاع الرجل، وهذا كل شيء |
Rahatla. Biz bunu milleti memnun etmek için yapmadık ki. | Open Subtitles | -اهدأ، لم نفعل هذا لإمتاع الحشود . |