İnancımı kaybetmek bilerek yaptığım bir seçim değildi. Öyle oldu. | Open Subtitles | لم يكن فقداني لإيماني خياراً أردته |
İnancımı asla sır olarak saklamadım, saklamayacağım. | Open Subtitles | لم أقم بنذر سري لإيماني ولن أفعل |
Bu hastalık benim inancımı denemek için. | Open Subtitles | هذا المرض هو اختبار لإيماني |
Ben inancımın kaydını tutsam sayfasız bir kitap olurdu. | Open Subtitles | إن كنت سأحتفظ بمدونات لإيماني فسيكون كتاب خاوٍ. |
Bana inancımın kuklası olup olmadığımı soruyorsun galiba. | Open Subtitles | أظن أنكِ تسأليني اذا كنت دمية لإيماني. |
İnancımın kaydını tutuyorum. | Open Subtitles | إنّها مدوّنات لإيماني. |
Fakat benim inancım ve sadakatime göre yine Tanrı'nın kendisi bana bütün bu toprakları vaat etti. | Open Subtitles | ولكن لإيماني والتفاني... ... ان النفس ذاتها الله... ... وعدت فقال لي كامل هذه الأراضي. |
Fakat benim inancım ve sadakatime göre yine Tanrı'nın kendisi bana bütün bu toprakları vaat etti. | Open Subtitles | ولكن لإيماني والتفاني... ... ان النفس ذاتها الله... ... وعدت فقال لي كامل هذه الأراضي. |
Benim için Vikan inancımı simgeliyor. | Open Subtitles | بالنسبة لي (إنها رمز لإيماني بـ: (الويكا |
İnancımın bir işareti olarak bunu sana vereceğim. | Open Subtitles | سأُعطيك هذه عربونًا لإيماني |