| Işıkları bütün gece açık bırakmış olmalıyız. | Open Subtitles | لابد وأننا تركنا الأضواء تعمل طوال الليل. |
| O köprüde, uzun süre kalmış olmalıyız.. | Open Subtitles | لابد وأننا بقينا على هذا الجسر لمدة طويلة... |
| - Dün gece içkiyi fazla kaçırmış olmalıyız. | Open Subtitles | ـ لابد وأننا تعبنا ليلة البارحة ـ أجل |
| Hiç şeker kalmamış. Hepsi kullanılmış olmalı. | Open Subtitles | لم يعد هناك أي سكر متبقى لابد وأننا أستهلكناه كله |
| Bilmiyorum... Etrafta dönüp durmuşuz, binanın diğer tarafında bir yerlerde olmalı. | Open Subtitles | لابد وأننا نسينا وغيرنا مكاننا هنا لابد وأنه في الجانب الآخر من المبنى |
| Bir tür alternatif evrene girmiş olmalıyız. | Open Subtitles | لابد وأننا في أحد أنواع العالم البديل |
| Küçük bir şeyi atlamış olmalıyız. | Open Subtitles | لكن لابد وأننا أغفلنا شيئاً ما صغير |
| Şanslı olmalıyız. | Open Subtitles | لابد وأننا محظوظون |
| - Çıldırmış olmalıyız. - Evet. | Open Subtitles | لابد وأننا مجانين- بلى- |
| Akıllara zarar bir gece bizi bekliyor olmalı. | Open Subtitles | لابد وأننا نوشك على الحصول على ليلة ولا ألف ليلة |
| Parchment çiftliğinin yakınlarında olmalı. | Open Subtitles | لابد وأننا بالقرب من مزرعة (بارتشمن). |