| Nick, dinle, her ne olduysa seni temin ederim, bunun benimle bir ilgisi yok. | Open Subtitles | نيك اسمع ايأً كان ماحصل أؤكد لك لاعلاقه لي به |
| Onunla ilgisi yok. Marrot canımı sıktı. | Open Subtitles | لاعلاقه لهذا بانزعاجي انا منزعجة بسبب ماروت |
| Onunla ilgisi yok. Linda'yla bir elmanın iki yarısı gibiyiz. | Open Subtitles | لاعلاقه له انا وليندا توأمان بالروح |
| Ah özür dilerim. Ne? Bunun onunla bir ilgisi yok. | Open Subtitles | لا،هو لاعلاقه له بالامر،انا اتكلم معك |
| Onu bırakın. Onun bu işle bir ilgisi yok. | Open Subtitles | دعها تذهب هي لاعلاقه لها بالامر |