Öyle düşünmüyorum, çünkü en nihayetinde bu problemin teknolojiyle alakalı olduğunu düşünmüyorum. | TED | لا أعتقد ذلك، لأنني لا أعتقدُ في نهاية اليوم أنها مشكلة تقنية. |
Tatlım biliyorum zor bi ayrılık döneminden geçiyorsun ve bunu iyi atlatabildiğini düşünmüyorum. | Open Subtitles | حبيبي أنتَ تمر بإنفصالٍ قويّ و لا أعتقدُ بأنّكَ تتعامل مع الأمرِ صحيحاً |
İnterneti gerçekten öldürdüğümüzü düşünmüyorum fakat interneti daha kırılgan yapan, bir tür sorumsuz merkezileştirme süreci içinde olduğumuzu düşünüyorum. | TED | أنا شخصيّاً، لا أعتقدُ بأننّا نقضي على الإنترنت، لكننّا نتجه لزيادة تمركزيّة الإنترنت وإضعافه. |
Lord hazretleri belli ki, o kadar basit olduğunu düşünmüyor ve ben de düşünmüyorum. | Open Subtitles | سيادتهُ من الواضح لا يعتقدُ بأن هذا كلُ ما في الأمر وأنا لا أعتقدُ ذلك أيضاً |
Ben sizin kısa olduğunuzu düşünmüyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقدُ بأنكِ قصيرة أبداً و صديقنا هناك |
Şimdi ise iki ceset daha var. Ama onları senin öldürdüğünü düşünmüyorum. | Open Subtitles | الآن، لديّ جثتان آخريتان، لا أعتقدُ أنّكَ قتلتَ اولئك الرجال |
Onu bunun için indireceklerini düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أعتقدُ بأنهم سوف ينالونَ منهُ هذه المرة، |
Dürüst olmak gerekirse mucize olmazsa kazanacağını düşünmüyorum. Eğer kazanmama yardım edemeyeceksen neden seni işe alayım? | Open Subtitles | لذا سأكونُ صادقه، إلا إذا حدثت معجزة لا أعتقدُ بأن لديكِ فرصة ولما عليّ بأن أوظّفُك إذا لم تساعديني بالفوز؟ |
Hayır, öyle düşünmüyorum. | Open Subtitles | كلّا, لا أعتقدُ ذلك. لكنني أعتقدُ لو كان لديكِ الفرصة |
Alkolün çözüm olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أعتقدُ أن الكحول هو الحلُّ. |
Buranın bana göre olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أعتقدُ أنّ هذا المكان من أجلي. |
Pekala, bunun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | .حسنٌ , لا أعتقدُ بأن هذه صحيّ |
Bunun çok ideal bir sistem olduğunu düşünmüyorum. | TED | لا أعتقدُ بأنه نظام مثالي. |
Bilirsin, İnsanların ucuz çivi kullandıkları için cezalandırılmaları gerektiğini düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أعتقدُ أنّ الناس يجب أن يعاقبوا فقط لأنّ أباهم يستعمل مسامير رخيصة *(قصده بعد ما سقط عليه الرف)* |
Utangaç olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقدُ أنك خجول. |
Pek iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | . لا أعتقدُ أن ذلك شئٌ عظيم |
- Bunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقدُ بذلك |
Beni öldüreceğinizi düşünmüyorum. - Öyle mi? | Open Subtitles | لا أعتقدُ أنّكَ ستقتلني |
Kurt, sadece destekleyici olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أعتقدُ بأنكَ كنتَ مساندًا. |
Hayır, öyle düşünmüyorum. | Open Subtitles | كلّا, لا أعتقدُ ذلك. |