| Kurtuluşu, günahlardan arınmayı, bunun sonucu olan... aydınlanmayı bile ummadan geleceği beklemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر المستقبل مترقبا الخلاص, الغفران و لا حتى التنوير و لو حتى تدريجيا |
| Hayır, hiçbir şey yapmanı beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أنا لا أنتظر منك فعل أى شيئ |
| Artık hiçbir şey beklemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. | Open Subtitles | أنا الآن لا أنتظر شيئا ولا أحتاج شيئا |
| Ama kuduz bir köpek görünce, beni ısırmasını beklemem. | Open Subtitles | لكن حين أرى واحداً مصاباً بداء الكلاب لا أنتظر حتى يعضني |
| FBI'n Evan Lee Hartley'in kamyonunu bulmasını bekleyemem. | Open Subtitles | " أنا لا أنتظر مكتب التحقيقات الفيدرالى ليجد شاحنة " إيفان لى هارتلى |
| Grubach mıydı? Hayır. Kimseyi beklemiyordum. | Open Subtitles | كلا، كلا، إنني لا أنتظر أحدًا وخصوصًا أنت، كائنًا من كنت؟ |
| Seni öbür izin gününe kadar beklemeyeceğim, biliyorsun. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر مثلك لآخذ . يوم آخر أجازة ، أنتِ تعرفين |
| Benim olduğumu söylemeni beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أنتظر منك أن تقولي أنه أنا. |
| Neden ben senin gelmeni beklemiyorum? | Open Subtitles | انظر يا رجل لماذا لا أنتظر عودتك فحسب ؟ |
| Her konuda anlaşmamızı beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أنتظر أن يتفق الجميع على نفس الرأي |
| Bana hak ettiğimden daha azını vermeni beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أنتظر منكِ أن تكتبي أقل مما أستحق. |
| - Açıkçası neden masanızdaki beyle ilgilenene kadar ben burada beklemiyorum? | Open Subtitles | -في الحقيقة لم لا أنتظر هنا بينما تتعاملين مع السيد الموجود في مكتبك؟ |
| Kimseyi beklemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر أحد. |
| - Onaylamanı da beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أنتظر موافقتك |
| - Ben uçuş ya da toplantı için beklemiyorum. | Open Subtitles | -أنا لا أنتظر رحلة الطيران أو إجتماع |
| - Ben uçuş ya da toplantı için beklemiyorum. | Open Subtitles | -أنا لا أنتظر رحلة الطيران أو إجتماع |
| Ben beklemem. Ben hiç bir şey için beklemem. | Open Subtitles | انا لا أنتظر , انا لا أنتظر لاي شيء |
| Hiç kimseyi iki saat beklemem. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر ساعتين لأيٍ كان |
| Sırada bekleyemem. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر في الصف |
| Ama ben bekleyemem. | Open Subtitles | أنا لا أنتظر . |
| Bana gönderilmiş ama bir şey beklemiyordum. | Open Subtitles | أن العنوان لى انا لكنى لا أنتظر رسائل |
| Hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm Lilah fakat kaşları çatık yanık bir rostoyu kapımda beklemiyordum. | Open Subtitles | آسف لخيبة أملك, يا (لايلا), لكنني لا أنتظر بجوار بابي عابسً و أجهش بالبكاء |
| Onu unutmanı ve ya önemsizmiş gibi davranmanı asla beklemeyeceğim. | Open Subtitles | لا أنتظر منك أن تنساها أبدا أو تتظاهر كأنها غير مهمة |
| Burada oturup, öldürülmeyi beklemeyeceğim. | Open Subtitles | لا أنتظر هنا، الإنتظار أن يصبح مقتول. |