| Muhtemelen değil. Tamam, o zaman yelpazenin içinde bir yerlerde bu iki uç noktanın arasında daha dengeli bir durumu temsil eden bir yer olmalı. | TED | حتما لا .. حسنا .. انا متأكد انه يوجد حلٌ ما في الوسط بين هذين الحلين المتطرفين والذي يمثل توازن مناسب لتلك القضية |
| Bekle. Yo, yo, yo. Tamam, çocuklar. | Open Subtitles | انتظروا ، لا لا لا حسنا يا رفاق ، اسمعوا |
| Tamam, birbirimizle konuşmak zorunda bile değiliz. birlikte oturmamıza da gerek yok. | Open Subtitles | لا. حسنا ً ، ليس علينا حتى أن نكلم بعضنا. |
| - Bir silah bulduklarını söylediler. - Hayır. Aslında buldular... | Open Subtitles | يقولون انهم عثروا علي مسدس لا , حسنا لقد وجدوا |
| Hayır, Hayır... şey, bu tarz 50'lerden kalma parçaları severim. | Open Subtitles | لا، لا حسنا ، تعجبني تماما تلك الـقطع من الخمسينات |
| Güneş? Hayır. Gündoğumunun diğer bir adı nedir? | TED | الشمس؟ لا حسنا هل هناك اسم آخر لشروق الشمس؟ |
| Pazar günü gelin, detayları tartışalım Tamam mı? | Open Subtitles | لا. حسنا, أنظر, لماذا لا تأتي فقط يوم الأحد, و سنتكلّم بتفاهم |
| Tamam, benim için de iç. Harika. | Open Subtitles | لا , حسنا لابأس , هذا جيد هناك المزيد لى |
| Um11:00'daki randevum burada. Evet.Tamam. | Open Subtitles | لا حسنا اسمع علي ان اغلق موعد الساعة 11 قد وصل |
| - Glenn'e cavabın yine de Hayır olduğunu söyle. - Tamam. | Open Subtitles | حسنا، أخبر [ غلين ] أن الإجابة لا تزال لا حسنا |
| Tamam. Hepiniz kime oy vereceğinizi biliyorsunuz. | Open Subtitles | لا لا لا حسنا جميعكم تعرفوا لمن تصوتوا |
| Tamam, Tamam, bekle. Tamam bekle, bak... | Open Subtitles | حسنا ,حسنا ,انتظر ,لا ,حسنا ,انتظر ,حسنا . |
| Peki. Tamam. Hayır. | Open Subtitles | حسنا , اتفقنا , لا لا لا حسنا , سحقا |
| Hayır? Çünkü bu bir oyuncak mağazasında göreceğiniz şeydir ve bir oyuncak mağazasında olduğunuzu düşünüyorsunuz, çünkü... | Open Subtitles | لا , حسنا لان هذا ما يوجد فى محل للعب الاطفال |
| Hayır... Şey, Evet, ev arkadaşım beni kullanmak istedi. | Open Subtitles | لا, حسنا , لقد كان رفيق السكن الذي اردته |
| Hayır demeden önce, şunu bir düşün. | Open Subtitles | حسنا, الان, قبل ان تقولى لا حسنا, تخيلى هذا |
| Hayır, sana bir futbol kaskı alırım onunla takılırsın. | Open Subtitles | لا . حسنا ، أستطيع أن أحضر لك خوذة كرة القدم ويمكنك الخروج بها |
| Bayan Ga Eul, neden gitmeden önce bir çay içmiyorsunuz? Hayır, gerek yok. Böyle yapmayın, içeri girin. | Open Subtitles | كا يول , لماذا لا تشربي على الأقل كوب شاي لا , حسنا لاتكوني هكذا , تعالي |
| Hayır, yani, benimle turneye çıkma teklifim hala geçerli. | Open Subtitles | لا, حسنا عرضي لكِ أن تذهبي في جولة معي مازال قائما |
| İstersen beni götten sikebilirsin. Hayır. Pekala. | Open Subtitles | بإمكانك مضاجعتي من المؤخرة إذا أردت أه , لا , حسنا |