- Konuşmanızı böldüğüm için kusura bakmayın ama durumlar pek iyi değil. | Open Subtitles | معذرة لكوني قاطعت لحظتكما لكن هذا لا يبشر بخير |
- Konuşmanızı böldüğüm için kusura bakmayın ama durumlar pek iyi değil. | Open Subtitles | معذرة لكوني قاطعت لحظتكما لكن هذا لا يبشر بخير |
Tahttan indi. Tahttan indi. Bu iyi değil. | Open Subtitles | إنه بكامل هيئته ذلك لا يبشر بخير |
Başkan'ı ikna etmenin bu kadar uzun sürmesi hayra alamet değil. | Open Subtitles | إن كان لدى الرئيس هذا القدر من القلق فالأمر لا يبشر بخير |
Bu iyi olmadı. Borulardan biri zarar gördü. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بالخير، دمرت كل الأنابيب. |
Bu iyiye alâmet değil. | Open Subtitles | حسنٌ ، هذا لا يبشر بالخير. |
Birileriyle beraber olmuşlar mıdır emin olamıyorum ama bu iyiye işaret olamaz. | Open Subtitles | بأنهما لا يتضاجعان ولكن هذا لا يبشر بخير |
Bu iyi görünmüyor efendim. Bu adam bizi dava edebilir. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بالخير ياسيدى، هذا الرجل يستطيع أن يقاضينا.. |
Geçmişine bağlı yaşamak, geleceğin için iyiye işaret değildir. | Open Subtitles | الانحياز للماضي لا يبشر بخير لمستقبلك |
Tahttan indi. Tahttan indi. Bu iyi değil. | Open Subtitles | إنه بكامل هيئته ذلك لا يبشر بخير |
Evet, bu bir tuzak. Mikey, bu hiç iyi değil. | Open Subtitles | حسناً , هذا فخ (مايك) , الأمر لا يبشر بخير |
Bu hiç iyi değil, kanka. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بالخير ابدا يا اخي |
Bu hiçte iyi değil. | Open Subtitles | "سيليكا" والكثير من التشويشات الكهربائية هذا لا يبشر بخير |
Bu durum iyi değil. Hem de hiç iyi değil. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بخير لا يبشر بخير أبداً |
Bu hiç iyi değil. Çok güzel.Çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بخير رائع ,شكرا جزيلا |
Ki bu da ortağın için pek hayra alamet değil. | Open Subtitles | ذلك غير وارد وذلك لا يبشر بالخير لشريكك |
Bu evlilik için hayra alamet değil. | Open Subtitles | و ذلك لا يبشر بالخير بالنسبة للزواج |
Bu pek hayra alamet değil. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بخير. |
Bu bana verdiğin malikâne için hiç iyi olmadı. | Open Subtitles | . هذا لا يبشر بالخير لمنتجعى |
Tahmin ediyorum ki, bu Susan'ın kurtarılması için hiç hayra alâmet değil. | Open Subtitles | أظن أن هذا لا يبشر بخير لانقاذ (سوزان) |
Bu iyiye işaret olamaz. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بالخير |
Bu iyi görünmüyor. Yüzey tamamen lav akıntıları ile kaplı. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بخير، السطح الخارجي مغطىً بالكامل بحمم البراكين |
Hiçbir zaman iyiye işaret değildir. | Open Subtitles | هذا لا يبشر بالخير أبداً |