| Visa, insanların artık kredi kartından daha çok bankamatik kartı kullandıklarını açıkladı. | TED | و قد صرحت شركة فيزا أن مزيدا من الناس يستعملون بطاقات السحب الآلي اكثر من استعمالهم لبطاقات الائتمان. |
| Hayat kadınlarına hep kredi kartı bilgilerini verir misin? | Open Subtitles | هل من عادتك أن تعطي العاهرات صلاحية لبطاقات إئتمانك |
| Kredi kartı şirketlerine ve vergi dairesine borcu var. | Open Subtitles | انه مدين للأموال الى الشركات المصدرة لبطاقات الائتمان |
| "Kardeşinizin Nişan Partisi" kartları için komple bir bölümleri var. | Open Subtitles | لديهم قِسمٌ كامل الآن " لبطاقات " حفلة خطوبة شقيقتك |
| Bu depo dolabının anahtarı bu da iş kartları için olan anahtar. | Open Subtitles | هذا مفتاح لخزنة المؤونات وهذا مفتاح لبطاقات التوقيت. |
| Hedefime yaklaşıyordum ama kredi kartlarımın limitini doldurunca parçalara ödemek için para lazım oldu. | Open Subtitles | لقد اقتربت ولكن بعدما بلغت الحد الأقصى لبطاقات الائتمان الخاصة بي احتجت مال إضافي للدفع لكل هذا |
| Yarım düzine sahte kimlik ve eşleşen kartvizit var burada. | Open Subtitles | لديه نصف دزينة من الهويات المُزيفة مع تطابق لبطاقات العمل |
| Davetlilerin yerini gösteren "Chantilly Ecru" kartlarına bayıldım. | Open Subtitles | و أحب ورقة الزخرفة لبطاقات الأماكن |
| Kendinizi savunmak için büyü kartlarına ihtiyacınız var. | Open Subtitles | لأنّكما بحاجة لبطاقات سحريّة للدفاع عن نفسيكما. |
| Dr Parlak Dişler hatırlatma kartı için tehdit edici. | Open Subtitles | كانت إختيار منفر نوعا ما لبطاقات التذكير |
| Martina bana şu küçük kredi kartı numaranı anlattı. | Open Subtitles | أخبرتني (مارتينا) بشأن سرقتكم لبطاقات الإئتمان |
| Hayır, 4068 papel Kredi kartı borcun var demek için geldim. | Open Subtitles | لا ، أنا هنا لأخبرك أنك تدين لبطاقات ائتمان (ماسترد كارد) بـ 4068 دولاراً |
| Hiç tebrik kartı yazma işi yaptın mı? | Open Subtitles | هل سبق وأن وظفت ككاتب لبطاقات (هولمارك) ؟ |
| "Travma geçirdiğiniz için üzgünüz" kartı sattıklarını sanmıyorum. | Open Subtitles | لا اعتقد أن هنالك قسم لبطاقات الاعتذار من قبيل : (آسفة على ماأصابكِ من أذى) |
| Massachusetts'in Montvale kasabası... En büyük güçleri "İyi Dilekler" tebrik kartı şirketi. | Open Subtitles | بلدة (مونتفال) بـ(ماساتشوستس) بُنيت على نجاح شركة (غود شيير) لبطاقات التهنئة. |
| Noel kartları için farklı hayvanlara boynuz takıp çekerdi. | Open Subtitles | الحيوانات المختلفة التي ألبستها زينة لبطاقات عيد الميلاد ألهمتني |
| Hedefime yaklaşıyordum ama kredi kartlarımın limitini doldurunca parçalara ödemek için para lazım oldu. | Open Subtitles | لقد اقتربت ولكن بعدما بلغت الحد الأقصى لبطاقات الائتمان الخاصة بي احتجت مال إضافي للدفع لكل هذا |
| Tarife uyan personelin, güvenlik kartlarıyla standart kimlik kartlarını karşılıklı kontrol etmeliyiz. | Open Subtitles | علينا أن نضيف فحص مزدوج على الشارات الأمنية طبقاً لبطاقات الهوية الذاتية لأي عضو يطابق مواصفات المشتبه به |
| Davetlilerin yerini gösteren "Chantilly Ecru"ya bayıldım. | Open Subtitles | و أحب ورقة الزخرفة لبطاقات الأماكن |