Tatlı olarak, kola cevizi doğranmış esrarlı yoğurt alacağım. | Open Subtitles | للصحراءِ، أنا سَيكونُ عِنْدي لبنُ الفضاءَ ببندقِ الكولا المُقَطَّعِ. |
The Wall Street Journal, bunun en iyi satan yoğurt olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | صحيفة الوول ستريت تَقُولُ هذا لبنُ البيع الأحرِّ. |
Kapıda bir öpücükten başlayıp, "kahvaltı için evde sadece yoğurt var, ama evde kâse kalmamış,... bu yüzden göbeğimden yemek zorundasın"a kadar giden, geniş bir yelpaze. | Open Subtitles | هو يُمْكِنُ أَنْ يَتراوحَ مِنْ a قبلة عند الباب إلى " كُلّ عِنْدي للفطورِ لبنُ وأَنا خارج الطاساتِ، لذا أنت يَجِبُ أَنْ تَأْكلَ مِنْ معدتِي. " |
yoğurt gibi birşey olsa gerek. | Open Subtitles | أعتقد هو لبنُ أَو شيءُ. |