Yap-boz tutkusu olan yaşlı kadın, yeni aldığı yap-bozu bitirmek için evindeki masada tek başına oturuyordu. | Open Subtitles | و التي كانت تعشق أحاجي الصور القطعة كانت تجلس لوحدها في منزلها على طاولتها لتكمل أحجية صور مقطعة |
Günü bitirmek için travma sonrası depresyonundan iyisi olamazdı. | Open Subtitles | لا شئ مثل اكمال الألم و الجراح لتكمل يومك |
Bence yalan söyledi, Mona yarım kalan işlerini bitirmek için döndü. | Open Subtitles | انا اعتقد انها كذبت . مونا عادت لتكمل اعمالها |
beni yakalamak için fırsat kolladığına, görevi tamamlamak için yeri göğü birbirine kattığına, ama bunun imkansız olduğuna... | Open Subtitles | عن فرصه للقضآء علي بنفسك ان حركت الجنه و الارض لتكمل مهمتك لكن اثبتت انه مستحيله |
Harika. Yeni formülü tamamlamak için bunlara ihtiyacımız var. | Open Subtitles | ممتاز فهذا كل ما نحتاج لتكمل الصيغة الجديدة |
İşlemi tamamlamak için Bayan Wheet yetkilidir. | Open Subtitles | الأنسه (ويت) لديها تعليماتي لتكمل الصفقة |
Yolculuğunu bitirmek için onlara ihtiyacın olacak. | Open Subtitles | ستحتاجهم لتكمل رحلتك |
İşini bitirmek için bize dön. | Open Subtitles | عد إلينا لتكمل مهمتك |