| Birinin bel çantama ulaşabilmiş olması lazım. | Open Subtitles | يجب أن يكون أحد يمكنه الوصول لحقيبتي المضحكة. |
| Çok teşekkür ederim. Bakalım erkek çantama sığabilecek misin? | Open Subtitles | شكراً جزيلاً يارفاق، دعنا نرى لو كنتِ ستكونين مناسبة لحقيبتي الرجاليه |
| çantama ihtiyacım var. Hala içeride. | Open Subtitles | أحتاج لحقيبتي فهي لازالت في الخلف |
| - Tamam, çantamı odama bırakayım. - Vakit yok. | Open Subtitles | أحتاج الوصول لحقيبتي في المكتب لا يوجد وقت |
| çantamı almam lazım. | Open Subtitles | و أحتاج لحقيبتي ليس لهذه الدرجة |
| Erkek çantamdan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | ماذا؟ تقصدون لحقيبتي الرجل؟ |
| Orada ve golf Çantamın yan cebinde kesinlikle köfteli sandviç olmadığını sana söylemeliyim. | Open Subtitles | سأقول لك أين يوجد بالتأكيد ليس هناك أي كراة اللحم في الجيب الجانبي لحقيبتي للجولف. |
| çantama biraz bakabilir misin? | Open Subtitles | إنتبهي لحقيبتي لدقيقة |
| Luke çantama göz kulak olur musun lütfen? | Open Subtitles | "لوك" إنتبه لحقيبتي فكل أغراضي بها |
| Buyur, benim çantama bak. | Open Subtitles | أنظري لحقيبتي. |
| Benim çantamı niye istiyorsun? | Open Subtitles | نيكولاي لماذا تحتاج لحقيبتي ؟ |
| Sadece çantamı istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أحتاج لحقيبتي فحسب، حسنًا؟ |
| Gitmem gerek, çantamı almaya geldim. | Open Subtitles | أحتاج لحقيبتي |
| Çantamın yeriydi orası, orada çantam vardı. Benim çantam tam da o koltuktaydı. | Open Subtitles | لكن كان لحقيبتي, هذا كرسي حقيبتي كرسي حقيبتي هنا |