| June Cogan'ın, James Cogan adında bir oğlu var. Neredeler? | Open Subtitles | جون كوغان لديها ابن اسمه جيمس, أين هم الآن ؟ |
| İkimiz de birer oda alacaktık ve benim yaşımda bir oğlu vardı. | Open Subtitles | كنا ننام في غرفتين مختلفين و كان لديها ابن في عمري |
| Çok tatlısın. Senin gibi bir oğlu olduğu için, annen çok şanslı. | Open Subtitles | هذا لطيف منك أمك محظوظة لأن لديها ابن مثلك |
| 17 yaşında bir oğlu var. Hackerınızın o olma ihtimali daha fazla. | Open Subtitles | لديها ابن في السابعة عشرة من عمره احتمال كبير أنّه المُخترِق |
| Amy'nin Sam'den biraz daha büyük bir oğlu var ve burada değil. | Open Subtitles | ايمي لديها ابن أكبر قليلا من سام هو ليس هنا |
| Virginia bu kadar tatlı bir oğlu olduğundan bahsetmemişti. | Open Subtitles | فرجينيا لم تخبرني أن لديها ابن لطيف هكذا |
| Otuz yaşlarında eşcinsel bir oğlu var. | Open Subtitles | لديها ابن شاذ في الثلاثين من عمره |
| İyi bir işi olan, evli bir oğlu var. | Open Subtitles | لديها ابن متزوج وعنده وظيفة جيده.. |
| Alti yaşında bir oğlu oldugunu söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون انه لديها ابن عمره 6 سنوات |
| Zaten babası olmayan bir oğlu var. | Open Subtitles | لديها ابن بالفعل الذي والده غير معروف. |
| Dorothy'nin altı yaşında bir oğlu var bir de bebek geliyor. | Open Subtitles | دورثي لديها ابن عمره 6سنوات وطفلا قادما بالطريق . |
| Benimle aynı okula giden bir oğlu var. | Open Subtitles | لديها ابن يذهب الى نفس مدرستي |
| Rebecca Hodges. 9 yaşında bir oğlu var. John Davison Hodges, San Diego doğumlu. | Open Subtitles | تدعى (ريبيكا هودجيز)، لديها ابن في التاسعة (يدعى (جون دايفيسون هودجيز |
| Eski kocasından da bir oğlu vardı. | Open Subtitles | و لديها ابن أيضاً |