Buraya geldim kusura bakma ama kalacak başka bir yerim yoktu. | Open Subtitles | أنا آسف لفعل هذا لكن ليس لدي مكان آخر لأذهب إليه |
Artık hiç değerleri yok. Gidecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | إنهم بلا قيمة، وليس لدي مكان آخر أذهب اليه |
Artık hiç değerleri yok. Gidecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | إنهم بلا قيمة، وليس لدي مكان آخر أذهب اليه |
Gidecek bi yerim yok - Var | Open Subtitles | ولكن ليس لدي مكان آخر لأذهب إليه - بلى لديك - |
Plajda yaşıyordum sel bastı. Gidecek başka yerim yok. | Open Subtitles | أعيش على الشاطئ، يبدو أنه إنتهى ليس لدي مكان آخر أذهب إليه |
Sorun şu ki gidecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | نعم ، لكن ليس لدي مكان آخر أذهب له |
Çünkü uyumak için başka bir yerim yok. | Open Subtitles | لأنه ليس لدي مكان آخر لأنام فيه. |
Buraya böyle geldiğim için çok utanıyorum ama gidecek başka bir yerim yoktu. | Open Subtitles | إني محرجة جدا من قدومي إلى هنا بهذه الطريقة... لكن لا يوجد لدي مكان آخر لأذهب إليه. |
Dönecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | لدي مكان آخر لتحويل, |
- Gidecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | - ليس لدي مكان آخر أذهب إليه . |
Gidecek bir yerim yok. | Open Subtitles | لم يكن لدي مكان آخر لأذهب إليه. |
Ailem öldü, ve gidecek bir yerim yok. | Open Subtitles | -ما هذا؟ والداي ميتان، وليس لدي مكان آخر لأذهب إليهِ. |
Benim gidecek başka bi yerim yok | Open Subtitles | -ليس لدي مكان آخر لأذهب إليه |
Eğer gidebilecek başka yerim olsaydı burada olmazdım. | Open Subtitles | تعرفونني حق المعرفة لتعرفوا بأني إن كان لدي مكان آخر أقصده ... ... لما كنت هنا |
Eğer gidebilecek başka yerim olsaydı burada olmazdım. | Open Subtitles | تعرفونني حق المعرفة لتعرفوا بأني إن كان لدي مكان آخر أقصده ... ... لما كنت هنا |