| Yani, bunu ön kapıya koyarsanız tasarımınız mahvolur. | TED | لذلك لو وضعته فى الباب الأمامى، سيفشل تصميمك. |
| Yani eğer korkularımızı, korkulardan ziyade hikayeler olarak düşünürsek, kendimizi bu hikayelerin yazarı sayabiliriz. | TED | لذلك لو فكرنا في مخاوفنا على أنها ليست مجرد مخاوف ولكن قصص, يجب علينا التفكر في أنفسنا كمؤلفين لتلك القصص |
| Yani herhangi birinizin yakin bir gelecekte Butan'a seyahat planlari varsa, bunlari kontrol etmeye gidebilirsiniz. | TED | لذلك لو أن أحدكم يخطط للسفر إلى بوتان في المستقبل القريب، يمكنكم الذهاب و التحقق منها. و هذه هي بعض الصور من ذلك. |
| Ama ağzının dışında bir şey duyamam, Yani başın belaya girerse söyle. | Open Subtitles | لا يمكنني أن أسمع أي شيء خارج فمك لذلك لو وقعت في مشكلة ، قل ذلك |
| Narkotik birkaç hafta önce çetenin liderini bir güzel dövmüş Yani buraya tekrar gelirlerse, huzur içinde gidecektir. | Open Subtitles | ادارة مكافحة المخدرات اقتلعت رأس العصابة منذ اسبوعين لذلك لو عاد اي احد هنا سوف يكون اخر يوم في حياته |
| Yani bende okulda ki çocuklara sorarsam, | Open Subtitles | ، لذلك لو قمتُ بسؤال أولئِكٌ الطلاب في المدرسة |
| Yani denizde olduğunuzda burayı bir deniz feneri gibi görürdünüz. | Open Subtitles | لذلك لو كنت في البحر ، يمكنك رؤية هذا المكان كمنارة |
| Yani eğer yerinizde olsaydım, kıçınıza ayağımı sokmadan önce mülkümden defolurdum. | Open Subtitles | لذلك لو كنت مكانكم، لغادرت هذا المكان قبل ان ابرحكم انا ضرباً |
| Yani burada çıkıp bize çalışmama izin verin . | Open Subtitles | لذلك لو سمحتى اخرجى للخارج و اتركينا نعمل |
| Yani aşı zinciri kırılır ve bulaşıcı tedaviyi başarıyla yayamazsak başka bir şansımız daha olmayacak. | Open Subtitles | لذلك لو تم كسر سلسلة التطعيم ونحن لم ننشر العلاج المعدِ بنجاح فإننا لن نتمكن من الحصول على فرصة أخرى |
| Yani bu yaptıkların gerçekse ve kardeşinle iyi geçinemiyorsan ilişkimiz sona erer. | Open Subtitles | لذلك لو كانت كل تلك الأشياء اللئيمة حقيقية ولم تكن علاقتك مع أختك جيدة سيكون ذلك سبب إنفصال بالنسبة لي |
| Yani yangını mahalle sakinlerinden biri çıkarmadıysa, kim çıkardı? | Open Subtitles | لذلك , لو لم يكن أحد الجيران قد أشعل النيران فمن أشعلها ؟ |
| Yani, yoldan çocuk kaldırıyorsan | Open Subtitles | لذلك .. لو أنت من من يخطفون الأطفال من على الطريق السريع |
| Yani, düşünün bir kere: Güneş gözlüğü ya da mücevher ya da aksesuar seçerken gösterilen özen, gerçekten önemli. Yani eğer güzel değilse, gerçekten yüzünüze ait değildir. | TED | لو فكرنا قليلاً: فالاهتمام الذي نوليه لشراء نظارة شمسية، او مجوهرات، او حتى الاكسسوارات, فهو مهم جداً، لذلك, لو لم يكن منتج جميل فعلاً, فلن يتناسب مع وجه الشخص. |
| Yani dışardan atış kullanabilen iyi şutörlerimiz var ve çok iyi durumdalar böylece kazanmak için boyalı bölgede iri bir adama da ihtiyacımız kalmaz. | Open Subtitles | انا اقصد انه ما زال لدينا مصوبين جيدين في الخارج وهم ما زالو في شكل جيد لذلك لو دفعنا به سيمكننا ان نجعل عدد الاهداف يزيد كعاده كل الثلاثيات .. |
| Yani işiniz bittiyse, işime geri dönmem gerek. | Open Subtitles | لذلك لو أنتهيتوا يجب ان اعود لعمل |
| Malcolm'ı çok seviyordu, Yani Wedd onları bizden önce yakalarsa kalıntıları bulursak şanslıyız. | Open Subtitles | -إنه يفخر ب"مالكولم" و يحبه لذلك لو وصل "ويدو" لهؤلاء قبلنا سنكون محظوظين لو وجدنا منهم شئ غير البقايا |
| Dürüstçe söylemek gerekirse, zaman geçiyor, Yani, yemek işe yararsa, işe koyuluruz. Şaka yapıyorum. | Open Subtitles | بكلّ أمانةٍ، إنّ الوقت يمرّ، لذلك لو أجدى شأنُ العشاءِ، فعلينا أن نباشر عملاً، أمازحكَ! |
| Yani Walt'u öldürüp paçayı kurtarmak isteseydi, kimse anlamazdı. | Open Subtitles | لذلك , لو كان يريد أن يفلت من مقتل ـ(والت) , لكان إستطاع ذلك |