Burada mutsuz olduğunu biliyorum ama Prag'da her şey daha iyi olur. | Open Subtitles | انا اعلم بانك لستِ سعيدة هنا لكن الامور سوف تتحسن في براغ |
Evli ama mutsuz olduğunu tahmin ediyorum. | Open Subtitles | أنا أرتدي خاتم زفاف أظنكِ متزوجة لكنكِ لستِ سعيدة |
Böyle bir adama mutsuz olduğunu söyleyemezsin. | Open Subtitles | لا يمكن أن تخبري رجلاً كهذا أنكِ لستِ سعيدة |
O evde mutlu değilsin, hiç kimse değil. | Open Subtitles | .أنتي لستِ سعيدة في هذا المنزل , لا أحد كذلك |
Şimdi, bugün mutlu değilsin. | Open Subtitles | اصغي جيّداً. أنتِ لستِ سعيدة اليوم. |
Şu an benimle mutlu olmadığını biliyorum ama senin için en iyi olana çabalıyorum. | Open Subtitles | أعرف بأنك لستِ سعيدة معي حالياً لكنني اتطلع لمصلحتك |
Sen neden mutsuzsun? | Open Subtitles | لماذا لستِ سعيدة ؟ |
Çok mutlu değilsin. Çalışıp sana destek olacağım. | Open Subtitles | أنتي لستِ سعيدة سأعمل لأسعادك |
Neden mutlu değilsin? | Open Subtitles | لمَ لستِ سعيدة إذاً؟ |
Peki neden mutlu değilsin? | Open Subtitles | لمَ لستِ سعيدة إذاً؟ |
- mutlu değilsin. - Hayır, Kyle, öyleyim. | Open Subtitles | انتِ لستِ سعيدة لا (كايل) أنا مبتهجة |
- mutlu değilsin gibi. | Open Subtitles | -أنتِ لستِ سعيدة |
mutlu olmadığını söyleme şimdi. | Open Subtitles | لا تخبريني بأنكِ لستِ سعيدة الآن. |
Evet, orada çok mutlu olmadığını duyduk. | Open Subtitles | نعم ، سمعنا أنكِ لستِ سعيدة |
- Anında mutlu olmadığını söyleyebilirim. | Open Subtitles | -بإمكاني أن أرى فوراً أنّكِ لستِ سعيدة . |
- Çok mutsuzsun. | Open Subtitles | - أنتِ لستِ سعيدة. |