| O kadar da kötü değil ama bir arkadaşım, kız arkadaşıyla beraber bir kedi alıyor. | Open Subtitles | أنا لست سيئة كما يقولون ولكن صديقي القديم قرر أن يقتني قطة مع حبيبته الجديدة |
| Dünkü kadar kötü değil ama partiye gelebileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | لست سيئة كما الأمس، لقد تحسّن شكلي -لا يجب أن أحضر الحفل |
| Bir İngiliz'e göre sen de hiç fena değilsin. | Open Subtitles | بالنسبة لكونك بريطانية انت لست سيئة |
| - Bayağı zekisin. - Sen de fena değilsin. | Open Subtitles | لديك عقل مدبر - انت لست سيئة اطلاقا - |
| - Ben kötü değilim. Sadece bu şekilde çizildim. | Open Subtitles | لست سيئة وإنما رُسمت بهذا الشكل |
| Ben hiçbir şeyden fena değilim. | Open Subtitles | لست سيئة مع أي شيء |
| Sen de hiç fena sayılmazsın. | Open Subtitles | شكراً, أنت لست سيئة أيضاً |
| orada oturun. Atlar için kötü değil. | Open Subtitles | لست سيئة مع الخيول |
| Hiçbirşeyin kötü değil senin. | Open Subtitles | أنت لست سيئة في أي شيء |
| Benim gramerim kötü değil. | Open Subtitles | لست سيئة في القواعد |
| Sen de fena değilsin. | Open Subtitles | وانت لست سيئة ايضا |
| Sen de fena değilsin. | Open Subtitles | أنتَ لست سيئة أيضاً |
| Bir Sukkubus için hiç de fena değilsin. | Open Subtitles | انتِ لست سيئة جداً كشيطانة |
| Tanrım, o kadar da kötü değilim. | Open Subtitles | يا إلهي، لست سيئة بهذا الشكل |
| - Gördün mü? Çok ta kötü değilim. | Open Subtitles | أترى لست سيئة في ذلك |
| Yapma, Tommy. O kadar kötü değilim. | Open Subtitles | بحقك يا (تومي) أنا لست سيئة للغاية |
| Marshall son bir saattir Vikings'in bilinmeyenlerini anlatıp dursa da fena değilim. | Open Subtitles | (لست سيئة مع الأخذ في الاعتبار أن (مارشال استمر في تشجيع الفايكينج طوال الساعة الماضية |
| Teşekkür ederim. Sen de hiç fena sayılmazsın. | Open Subtitles | شكراً، أنت لست سيئة أيضاً |