| Eğer onunla evli değilsen, 24 saat boyunca bu anlattıklarını dinlemek zorunda değilsin. | Open Subtitles | اذا لم تكونى متزوجة منه لست ملزمة للاستماع لهذا الهراء على مدار 24 ساعة يوميا. |
| Peki ama iyi tarafından bakarsak artık Brad'i kendinden uzaklaştırmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | حسناً, علي الجانب المشرق, لست ملزمة بتجنب براد من الا وصاعداً |
| Sen yapmak zorunda değilsin anne. | Open Subtitles | لست ملزمة بفعل ذلك يا أمي دعيني |
| Kalmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لست ملزمة بالبقاء |
| Kalmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لست ملزمة بالبقاء |
| Bir şey yapmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لست ملزمة بفعل أيّ شيء |
| Biliyor musun, benim için bahaneler bulmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لست ملزمة بوضع أعذار لأجلي |