Walter halkla ilişkiler bölümünü yeniden düzenliyor ve yakın olduğu zeki birine ihtiyacı var. | Open Subtitles | يعيد والتر تنظيم العلاقات العامة وهو بحاجة لشاب عبقري يضع فية كل ثقتة |
Babam yıllarca Solange'la ilgili sahte gazete küpürleri hazırlaması için adamın birine para ödedi. | Open Subtitles | لسنوات كان والدي يدفع لشاب ما ليجعل الصحف الشعبية تتحدث عن سولانج |
Millet,şu an yeni bir dünya rekoru kıracak olan bir adama bakıyorsunuz. | Open Subtitles | الجميع ، أنتم تنظرون لشاب الذي سيضع رقم قياسي جديد |
Düelloda adam öldürmüş... ve kanundan kaçan zor durumdaki bir genç adam için... | Open Subtitles | لشاب صغير يواجهة صعوبة مالية والذي قتل رجل في مبارزة ثنائية ومتلهف لإيجاد مأوى من القانون |
Bekaretini, üniversiteli bir çocuğa kaybettiğini düşünebiliyor musun? | Open Subtitles | هل يمكن ان تتخيل فقدان العذرية لشاب من الجامعه |
Ne de olsa, böylesine sert yönetilmesi gereken büyük bir şirket, ...genç bir adam için bile, stres dolu olabiliyor. | Open Subtitles | لكن إدارة مجموعة شركات كثيرة تحتاج لمتابعة صارمة ومرهقة حتى لشاب |
Yatağımda bir erkeğin uyumasına annemin izin vermesi mümkün mü? | Open Subtitles | هل من الممكن أن أمي سمحت لشاب أن ينام في سريري؟ |
Hacıların yarattığı ticari ortam Muhammed'in koşullarında genç biri için Mekke pazarlarını tecrübe etme imkanı veriyordu. | Open Subtitles | المريدين الذين كانوا يأتون الى المدينة جعلوا من الممكن لشاب فى ظروف محمد ليكسب عيشه فى أسواق مكة |
Ohio'da modayı takip eden bir gence uygun hazır hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ببساطة لا يوجد شئ عصري و مناسب لشاب يحب أزياء الرجال في أوهايو. |
Buna ihtiyacı olan genç bir erkek için iyi bir değişiklik olacaktır. | Open Subtitles | ستكون فرصة جميلة للتغير لشاب مثلك بالطبع |
Oh, bu....birisi için parkta birşeyler yaptım o kadar. | Open Subtitles | فعلت بضعة أشياء لشاب في الموقف |
Sonuç olarak, sizlerin şişko ve çevik birine ihtiyacınız var. | Open Subtitles | خلاصة القول ، أنتم تحتاجون لشاب سمين وذكي |
Evinizde de benim durumumdaki birine yeriniz var mıdır? | Open Subtitles | لكن هل توجد غرفة بمنزلك لشاب على كرسي متحرك؟ |
Genç bir adama göre çok iş yüklenmişsin. | Open Subtitles | لقد تعرضت للكثير بالنسبة لشاب يافع |
Şunu anlamanız lazım babasının, beyaz aslan hakkındaki hikâyeleriyle büyüyen genç adam için bu kutsal bir yaratıktı, ve ona dokunmaya cüret edemezdi. | Open Subtitles | عليك ان تفهم بالنسبة لشاب تربى على قصص والده |
Yalan söylediğin yerde, gerçeği söyle, bir çocuğa şehvetli baktığın yerde, kalbinin yalnızca Tanrı'ya ait olduğunu bilmesine izin ver. | Open Subtitles | متى ماكذبت , اعترفي بالحقيقة متى ما أرسلت نظرات شهوانية لشاب دعيه يعرف أن قلبك ينتمي لله وحده |
Ne de olsa, böylesine sert yönetilmesi gereken büyük bir şirket, ...genç bir adam için bile, stres dolu olabiliyor. | Open Subtitles | لكن ادارة مجموعة شركات كثيرة تحتاج لمتابعة صرامة ومرهقة, حتى لشاب. |
Hey, dersimi aldım, ve bundan sonra hiç bir erkeğin başarımla aramıza girmesine izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | لقد تعلمت درسي، ولن أسمح أبدا لشاب أن يدخل بيني وبين نجاحي مجددا. |
İdam sehpasındaki genç biri için oldukça mizahisin, özellikle ölmekte gönülsüz biri. | Open Subtitles | سلاح الفتى الآخر لا يزال هناك الكثير من روح الدعابة السوداء بالنسبة لشاب |
"Sayın Yargıç, sadece himayemdeki sorunlu bir gence el uzatıyordum. | Open Subtitles | لكن جلالتك "كنت فقط أقدم العون لشاب مضطرب في دائرتي" |
Bekar biri için çok düzenlisin. | Open Subtitles | لقد مرت اسابيع يا للعجب,بالنسبة لشاب اعزب انت مرتب للغاية |
Bütün bir erkek pop grubu. | Open Subtitles | في قهوة ايرلندية ساخنة, الحزمةالكاملة لشاب في فرقة موسيقية. |
Bu kadar genç birisi için fazlaca ilkelsin. | Open Subtitles | انت بدائي بشكل غريب بالنسبة لشاب |