| Vivian'ı sevmek istedim, gerçekten. | Open Subtitles | حاولت أنْ أكن لفيفيان كل الحب، لقد فعلت ذلك حقاً. |
| Aslında Vivian'a acıdım. | Open Subtitles | في الواقع ، اشعر بالاسف لفيفيان |
| Vivian'a anlattıklarımın farklı versiyonlarını anlattım ona da boşanmamın diğer erkekler yüzünden, benim hatam olduğunu söyledim. | Open Subtitles | أخبرته ببعض مما قلته لفيفيان ذلك، إنّه كانت لي... علاقة برجال آخرين... |
| Bu olay Vivian için çok önemli. | Open Subtitles | ذلك يعني الكثير لفيفيان ... ـ |
| - Vivian için. | Open Subtitles | لفيفيان. |