| Peki sen neredeydin, aptal kafa? Kapıyı hep kapalı tuttum, ama o hep açık bıraktı. | Open Subtitles | لقد أبقيت الباب مغلقاً ولكنها استمرت في فتحه |
| Hayır, çoğu yerinde gözlerimi açık tuttum, | Open Subtitles | ؟ لا , لقد أبقيت عيناي مفتوحة أغلب الوقت |
| - İşin iyi yanı bu değil sanırım. - Yıllar kendimi gazetelerin dışında tuttum. Bana bir iyilik yap ve sen de aynı şekilde davran. | Open Subtitles | لقد أبقيت نفسي خارج الصحف لسنوات، الآن ، قدملى خدمه ، وقُم بالمثل. |
| Biliyor musun bu şişeyi burada yıllarca sadece evlendiğim gece açmak üzere sakladım. | Open Subtitles | لقد أبقيت هذه الزجاجة هنا لسنوات من أجل أن أفتحها في ليلة زواجي |
| Sizin için soğuk ve nemli sakladım efendim. | Open Subtitles | لقد أبقيت على برودته ورطوبته لأجلك سيّدي |
| Evet, yanlış adamı elinde tuttun, çünkü gemi hakkında hiç bir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | حسناً، لقد أبقيت الشخص الخطأ، لأني لا أعرف أي شيء عن السفينة |
| Dostum tüm eşyalarımı saklamışsın! | Open Subtitles | رفيقي، لقد أبقيت على كلِ أشيائي |
| Tüm yuvayı 8 sene hayatta tuttum. | Open Subtitles | لقد أبقيت وكرًا بأكمله على قيد الحياة لـ 8 سنوات |
| Mulder'ı hep kontrol altında tuttum. | Open Subtitles | لقد أبقيت مولدر دائماً تحت الملاحظة. |
| Tüm o olay boyunca gözlerimi kapalı tuttum. | Open Subtitles | لقد أبقيت عيني مغمضتين طوال الوقت |
| Hayır, gizledim. içimde tuttum. | Open Subtitles | لا .. لقد أبقيت ذلك سراً بداخلي |
| Hayır, içimde tuttum. İçimde tuttum çünkü seni seviyorum! | Open Subtitles | كلا ، لقد أبقيت هذا بداخلي ، تحكمت به لأننيأحبكِ! |
| İstediğin gibi durumu aramızda tuttum. | Open Subtitles | لقد أبقيت الوضع بيننا كما طلبت |
| Bu konuyu bu hafta olabildiğince uzak tuttum ama şimdi Burgundy'li Charles ile arkadaş olduğumuzdan ve Fransa dışarıda kaldığından bekleyemez. | Open Subtitles | لقد أبقيت الأمر بعيداً عنك هذا الأسبوع بقدر الإمكان، (لكن الآن بما أن (تشارلز دوق "برغندي" أصبح صديقاً وتم تجاهل "فرنسا". |
| Cihazlarını güvende tuttum. | Open Subtitles | لقد أبقيت أدواتك بأمان |
| Çok uzun süre hayatta tuttum onu. | Open Subtitles | لقد أبقيت على حياته لوقت طويل |
| Şansın yaver gidip bizi yakalayana kadar bir yıl boyunca prensesi güvende tutup sakladım. | Open Subtitles | أنت تعلم ، لقد أبقيت الأميرة آمنة ومختبئة لعام كامل قبل أن يصادفك الحظ |
| Bunu asla geri dönmemem gerektiğini hatırlatsın diye sakladım. | Open Subtitles | لقد أبقيت ذلك ليذكرنى بألا أعود أبداً |
| Dostlarımızı bir arada tuttun, ve çoğu da hayatta. | Open Subtitles | لقد أبقيت قومنا سوياً، وأبقيت معظمهم على قيد الحياة |
| Jules'un sırrını iki ay boyunca iyi saklamışsın doğrusu. | Open Subtitles | لقد أبقيت على ما يتعلق بسر (جولز) ما يزيد على الشهرين |