"لقد أثبت" - Translation from Arabic to Turkish

    • kanıtladın
        
    • kanıtladı
        
    • ispatladın
        
    • kanıtladım
        
    • gösterdin
        
    • kanıtlandı
        
    • kanıtlanmış
        
    • kanıtladınız
        
    • kanıtlamış oldu
        
    Kendini değerli bir rakip olarak kanıtladın. Şimdi beni dinle. Open Subtitles لقد أثبت نفسك أنت خصم يستحق , الآن إسمعيني
    Kendini bir başkasının yerine koyamadığını kanıtladın. Open Subtitles لقد أثبت للتو أنك غير قادر على الشعور بالتعاطف
    Bilim çoktan sigaranın, alkolün ve Çin Yemeklerinin tehlikesini kanıtladı ama ben hâlâ herkes için kolayı da mahvedebilirim. Open Subtitles لقد أثبت العلم مخاطر التدخين والكحول والطعام الصيني، ولكني لا أزال أستطيع افساد المشاريب العادية للجميع.
    Gerçekten. Kira'nın yaşadığını, uzaktan öldürebildiğini ve Japonya'da olduğunu kanıtladı. Open Subtitles لقد أثبت بأن الوفيات كانت جرائم قتل وأن كيرا في اليابان
    Sırlarımı saklayabildiğini ispatladın. Open Subtitles لقد أثبت أنه بإمكانك المحافظة على أسراري
    Öğreneceğin çok şey var, Savan. Bu kabilenin en iyi avcısı olarak kendimi kanıtladım. Open Subtitles ـ لديك الكثير من الوقت لتتعلم, سافان ـ لقد أثبت جدارتي أفضل صياد في هذه القبيلة
    Büyüye karşı yaptığımız savaşta bir müttefikimiz olduğunu kanıtladın. Open Subtitles لقد أثبت نفسك لتكون حليف موثوق به في حربنا ضد السحر
    Babanın ihanetine rağmen ülkene bağlılığını kanıtladın. Open Subtitles في الواقع، لقد أثبت ولائك ضد خيانة والدك
    Bizlerin, gerçekte nasıl insanlar olduğumuzu kanıtladın. Open Subtitles لقد أثبت إننا ذاك النوع من الناس بالفعل الذي نحن أنكرناه
    Bizlerin, gerçekte nasıl insanlar olduğumuzu kanıtladın. Open Subtitles لقد أثبت إننا ذاك النوع من الناس بالفعل الذي نحن أنكرناه
    Bunu yaptıklarınla sen kanıtladın geri zekalı. Open Subtitles لقد أثبت هذا بمجرد تواجدك أيها الأحمق الغبي المسكين.
    Aşçı sensin ve laboratuvarı bensiz işletebileceğini de kanıtladın. Open Subtitles أنت الطباخ و لقد أثبت أنه بإمكانك إدارة المعمل من دوني.
    Einstein, Brown hareketinin gerçekleşmesi için, atomların var olmaları gerektiğini kanıtladı. Open Subtitles لقد أثبت أينشتاين أنه كي تحدث الحركة البراونية فلابد أن توجد الذرات
    Dışarıdaki dünya bizim gibileri asla kabul etmeyeceğini bir kere daha kanıtladı. Open Subtitles لقد أثبت العالم الخارجي مرة أخرى.. أن من هم أمثالنا لن يُقبلوا قط.
    Kanıtlaması gereken şeyi, kendine ve ondan şüphe eden herkese kanıtladı. Open Subtitles لقد أثبت ما كان بحاجة لإثباته، لنفسه ولأي شخص كان يشكك به.
    Unalaq öğrenmem gerekeni bilen tek kişi olduğunu kanıtladı. Open Subtitles لقد أثبت أنولاك أنه الوحيد الذي يعرف ما يلزمني لأتعلمه
    Pek çok vasfı olduğunu kanıtladı. Fakat ahmak değil. Open Subtitles لقد أثبت الكثير من الأشياء، والحماقة ليست منهم
    Cary, Eyalet Savcılığı'nda kendini ispatladın ve şimdi de biz büyümeye başladık ama her zamanki gibi karakterler arasında denge arıyoruz. Open Subtitles حسناً كاري, لقد أثبت جدارتك في مكتب المدعي العام ونحن نسعى للتوسع
    Senin hayatını kurtardım. Claudia'nın da hayatını kurtardım. Güvenilebilir olduğumu kanıtladım. Open Subtitles لقد أنقذت حياتكِ وحياة (كلوديا) لقد أثبت أن يمكن الثقة بيّ..
    Bana hiçbir şeyin bu hayattan daha değerli olmadığını gösterdin. Open Subtitles و لقد أثبت لي أن لا يوجد شئ يستحق أكثر من هذه الحياة
    Fraser askerî bir zekâya sahip olduğunuz kanıtlandı. Open Subtitles فريزر، لقد أثبت أنك تمتلك عقل عسكري سليم
    Erkek beyinlerinin kadın beyinlerinden daha yavaş. Bu kanıtlanmış bir gerçek. Open Subtitles لقد أثبت العلم أنّ أدمغة الذكور تنضج أبطأ مقارنة بأدمغة الإناث.
    Bu gemiyi yönetme konusunda ne kadar başarılı olduğunuzu kanıtladınız. Open Subtitles لقد أثبت مهارتك في قيادة هذه السفينة
    Sonuç olarak da chuninliğe fazlasıyla yeterli olduğunu kanıtlamış oldu. Open Subtitles لقد أثبت بالفعل بأنه يملك من مؤهلات ليكون أكثر من شونين

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more