| Majesteleri çok riskli koşullarda harika bir liderlik örneği gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر جلالته أنه قائد جيد في موقف خطر جداً |
| Pek sayılmaz. Bana mücevherleri gösterdi, ben de ona 350 Dolarını verdim. | Open Subtitles | لم يتحدث كثيراً, لقد أظهر المجوهرات لي, ثم أعطيته 350 دولار |
| Beyninde pıhtı olmadığını gösterdi, ki tanısal değeri var. | Open Subtitles | لقد أظهر أنّها لم تصب بجلطة وهذا مهم تشخيصياً |
| Gece boyunca rahatsızlık belirtileri gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر إشارات تعبر القلق والهيجان طوال الليل |
| Bana Kuzey Kutbu'nun civarında bir yerin koordinatlarını gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر لي مجموعة من الإحداثيات في مكان ما في منطقة القطب الشمالي |
| Kitabım bana bazı sırlar gösterdi. Umutsuzluğa kapılmayın. | Open Subtitles | حسنٌ , لقد أظهر كتابي بعض الأسرار لا تيأس |
| Babalık testi bana bir parçanın hâlâ vermesi gereken bir kararı olduğunu düşündüğünü gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر لي فحص الأبوة أن جزءاً منكِ اعتقد أنه مازال هناك خيار يمكن اتخاذه |
| Sadakat ve kararlılık gösterdi. Sen ise her fırsatta ayrı durdun. | Open Subtitles | لقد أظهر ولائه وتفانيـه بينما تراجعتِ أنتِ في كلّ مرّة |
| Bilgin olsun, bence bu yanlıştı. Yani bana bunu gösterdi. | Open Subtitles | أعتقد أنّ ما حصل خاطئ، لعلمكِ فحسب، أقصد، لقد أظهر لي حقيقة الأمر. |
| Özeti de olur. Hasta kafa karışıklığı ve düşmanca tutumlar gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر المريضُ علاماتُ إرتباكٍـ وعدوانيّة |
| Adam gerçek rengini gösterdi, değil mi? | Open Subtitles | لقد أظهر الرجل معدنهِ الحقيقيّ,أليس كذلك؟ |
| Virüs bana en derin arzularıma nasıl teslim olacağımı gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر لي الفيروس كيف أستسلم لرغباتي الدفينة |
| Ona minnettarız! Büyük cesaret gösterdi. | Open Subtitles | فنحن مدينون له، لقد أظهر شجاعة فائقة |
| Kendisinde dönüşümün tipik belirtileri baş gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر أعراض التحويل المثالية |
| Ultrason sıvı birikmesi olduğunu gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر تصوير الصدى سائلاً حراً |
| Reginald Pole bize gerçek yüzünü gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر لنا ريجنالد نيبول وجهه الحقيقي |
| O hep beni düşündüğünü gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر لي كيف يشعر نحوي .... |
| Sana dosyayı gösterdi mi? | Open Subtitles | لقد أظهر الملف لكِ؟ |
| Gerçek yüzünü gösterdi. | Open Subtitles | لقد أظهر حقيقته بألوان أخرى |
| Nikki Heat'den büyülenme eğilimini açıkça gösterdi zaten. | Open Subtitles | لقد أظهر بالفعل ميلاً مُعيّنا في افتتانه بـ(نيكي هيت). |