| Ama bıraktı, bana yemin etti. Ona ulaşmayı başardım, başardım. | Open Subtitles | للأبد, لقد أقسم لى لقد وصلت إليه, لقد وصلت إليه |
| Hiç bir zaman senin gösteride olmanı istemedi. Seni dışarıda bırakmak için her yolu deneyeceğine yemin etti. | Open Subtitles | هو لم يرغب في وجودك بالاستعراض لقد أقسم بأنه سيطردك حالما أمكنه ذلك |
| Ya Aziz Leonardo gününde dönerim, ya da ölürüm diye yemin etti! Tanrı korusun! | Open Subtitles | لقد أقسم بأنه سيعود في يوم القديس ليونارد، إلا إذا كان ميتاً |
| Hiçbir şey bilmediğine yemin etmişti. Yüzüme karşı çok yalan söyledi, gözünü bile kırpmadan. | Open Subtitles | لقد أقسم بأنه لا يعرف ماذا يجري وكذب علي وهو يدري. |
| Tekrar kadın ortakla çalışmamaya yemin etmişti. | Open Subtitles | لقد أقسم أنّه لن يعمل مع شريكة أنثى مجددا. |
| Bir şövalye cesur olmaya ant içer. | Open Subtitles | لقد أقسم الفارس على الشجاعة |
| Yarışma için tam zamanında burada olacağına yemin ediyor. | Open Subtitles | لقد أقسم أن يحضر فى الوقت المحدد لمسابقة |
| Bana içeriğinin masum olduğuna dair yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم أن محتويات هذا الخطاب بريئهمنأىّخيانه. |
| İçeriğin masum olduğuna yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم أن محتويات هذا الخطاب بريئهمنأىّخيانه. |
| Bir sonrakinde benim kanımın akacağına yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم بأن المرة القادمة سيكون الدم المراق هو دمى |
| Ona bu el ilanını ben verdim ve geleceğine yemin etti. | Open Subtitles | لقد أعطيته هذا الاعلان و لقد أقسم لى أنه سيحضر |
| Nicholas başka kızlarla yatmadığına dair yemin etti ama senin yalanların yüzünden ona inanmadım. | Open Subtitles | لقد أقسم لي أنه لم يضاجع ،أيّ من الفتيات الأخريات لكني لم أصدقه من جرّاء أكاذيبكِ |
| Selden inlemelerinin yer altından geldiğine yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم " سيلدن " أنه قد سمع عواءه من أعماق الأرض |
| Yapmadığına yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم لي بأنه لم قم علاقة معها. |
| Peki, eşiniz sadece o fahişeden başka kimse olmadığına yemin etti mi? | Open Subtitles | إذاً... لقد أقسم لك زوجك بوجود عاهرة واحدة فقط؟ |
| Kullanmaya başlamayacağına yemin etmişti. | Open Subtitles | أعني، لقد أقسم أنّه لن يبدأ التعاطي مُجدّداً. |
| Ayrıca bir deprem olacağına da yemin etmişti. | Open Subtitles | لقد أقسم أيضا صعودا وهبوطا حول وقوع زلزال |
| Hepimizin birlikte kalması Gerektiğine dair bize yemin etmişti. | Open Subtitles | لقد أقسم لنا بأننا جميعاً سنلتصق معاً |
| Yaşadığı sürece, böyle bir şeye asla izin vermeyeceğine yemin etmişti. | Open Subtitles | لقد أقسم أنه لن يفعل ذلك ما دام حيّ |
| Dağların Annesi'ne yemin etmişti. | Open Subtitles | لقد أقسم لي ووعدني أمام أم الجبال |
| Bir şövalye cesur olmaya ant içer. | Open Subtitles | لقد أقسم الفارس على الشجاعة |
| Massey'in cinayetiyle bir ilgisinin bulunmadığına yemin ediyor. | Open Subtitles | لقد أقسم أنه ليس له أي دخل في هذا الأمر. |