| Chicago'ya iki bilet almıştım. Birinin parasını geri alabilir miyim? | Open Subtitles | لقد إشتريت تذكرتين لشيكاغو هل يمكنني إستعادة مبلغ لتذكرة؟ |
| Bir defasında oradan tarak almıştım. | Open Subtitles | إذا لم أكن مُخطاً لقد إشتريت مره مشطا من هناك |
| Küçük bebek kaplumbağalar almıştım. Onları beslemeyi kimse bilmiyor. | Open Subtitles | لقد إشتريت للتو سلاحف صغيرة و لا أحد يعلم كيف يطعمها |
| Bugün bir şey satın aldım. Bana ne düşündüğünü söyleyeceksin. | Open Subtitles | لقد إشتريت لنفسي شيئاً هذا الصباح أخبرني ماذا تعتقد |
| Evet, ben, Assam'a gidiyorum. Ben, orada bir çay işletme bahçesi satın aldım. | Open Subtitles | نعم أنا ذاهب أسام لقد إشتريت حديقة شاي هناك |
| Drake'i 1986 yılında satın aldım ve değerini defalarca ikiye katladı. | Open Subtitles | لقد إشتريت الدريك في عام 86 ولقد تضاعف ثمنه ذرينة من المرات |
| Biraz çiçek getirdim. | Open Subtitles | لقد إشتريت لك بعض الزهور من أجل أن تُضىء يومك هل يمكننى أن أترك بعضا من منشورات الإعلان عن ترشيحى لزبائنك؟ |
| Birkaç gün önce spor için bir lpod almıştım. | Open Subtitles | لقد إشتريت أيبود منذ عدة أيام للنادى الرياضى |
| İçmedim. İki şişe satın almıştım. Birini lavaboya döktüm. | Open Subtitles | أنا لم أشربها، لقد إشتريت زجاجتين سكبتُ واحدةً منهم |
| Bir seferinde şu kıvrımlı ampullerden birkaç tane almıştım | Open Subtitles | لقد إشتريت مرة أحد تلك اللمبات المتعرجة. |
| Bu montu sana ben almıştım, bu yüzden sen sandım onu. | Open Subtitles | لقد إشتريت هذا المعطف لكِ ، لذا ظننت أنها أنتِ. |
| Evet, sayılır. Yenisini almıştım ona. | Open Subtitles | أجل تقريباً , لقد إشتريت لها واحداً جديداً |
| - George Tyrell. Bir çift ayakkabınızı almıştım. | Open Subtitles | جورج توريل لقد إشتريت زوجاً من أحذيتك |
| Aslında, iki tane almıştım. | Open Subtitles | في الواقع ، لقد إشتريت لها اثنين |
| Ah, evet,Ben zaten Pyramid satın aldım., fakat şimdi burayı terketmek istemiyorum. | Open Subtitles | بلى لقد إشتريت هرمي للتو ولكني لا أود المغادرة بعد |
| Beni negatif enerjiden korusun diye bir de kristal satın aldım. | Open Subtitles | لقد إشتريت حجرة كريستال لتحميني من السحر السيء. |
| Aslında stadyum koltuklarından elektrik üretmenin bir yolunu bulan yeni bir şirketi satın aldım sadece. | Open Subtitles | حسناً , لقد إشتريت إختراع جديد سيجد في الواقع طريقة لتوليد الكهرباء من مقاعد الأستاد الريّاضي |
| Evet, annem için bir çömlek atölyesi satın aldım. | Open Subtitles | نعم، لقد إشتريت بعض الخزفيات لأمي. |
| Bunları satın aldım. Bir servet ödedim. | Open Subtitles | لقد إشتريت هذه الأغراض , لقد أنفقت ثروة |
| Hepsini satın aldım. | Open Subtitles | لقد إشتريت كل شيء. المنزل والنُزل |
| Karakterimin dışına çıkma riskine rağmen sinirlerinizi yatıştırmak için size çörek getirdim. | Open Subtitles | مع المخاطرة من الخروج من شخصية الإكتئاب، لقد إشتريت الدونات لتهدئة أعصاب الجميع المتوترة، |