| Devam etmesine izin verdiler. O da işe yaramaya çalışıyor. | Open Subtitles | لقد سمحوا له بالبقاء، وهو يحاول أن يكون ذو فائدة. |
| Ve Sony'nin bloklaması yerine uploada izin verdiler. | TED | وبدلاً من أن تحجبه شركة سوني، لقد سمحوا بأن ينشر الفيديو. |
| Burada kalmama izin verdiler , ben de onlara yardım ediyorum. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالعيش هنا وأنا أساعدهم في التصليحات |
| Kasabada yakını olan tüm geri dönenlerin burada kalmasına izin verdiler. | Open Subtitles | جميع العائدون ذو الاقارب عادوا هنا فى المدينه ، لقد سمحوا لهم بالبقاء |
| Sicim teorisini değiştirmeme izin verdiler ama beni birinci sınıf profesörü yaptılar ve ders vermem gerekiyormuş. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالتخلي عن نظرية الأوتار، لكنهم جعلوني بروفيسور مبتدئ و يطلبون مني أن أدرس فصل. |
| -İnmemize izin verdiler. | Open Subtitles | على الأقل لقد سمحوا لنا بالهبوط |
| Tüm gece uyanık kalmama izin verdiler! | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالبقاء مستيقظاً طول الليل |
| "Polis şeridindeki adamlar geçmeme izin verdiler." -... ben saatte 80 km/h derdim. | Open Subtitles | ... لقد سمحوا لي بالدخول ، لذا أقدر سرعتها بما لا يقل عن 50 ميلاً في الساعة |
| Sireni çalıştırmama izin verdiler! | Open Subtitles | لقد سمحوا لي أن أشعل صفارة الإنذار |
| Onunla konuşmama izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالتحدث معه أمي ، "مايك" في السجن |
| Meclisin hepimizi durdurmasına izin verdiler. O beş para etmez Prism hariç. | Open Subtitles | لقد سمحوا للكونغرس بإيقاف كافة البرامج عدا قطعة الخردة تلك المعروفة بـ "بريزم". |
| Fransa'dan gitmene izin verdiler, demek. | Open Subtitles | لقد سمحوا لك بالخروج من فرنسا؟ |
| - Onu görmene izin verdiler. | Open Subtitles | , لقد سمحوا لك برؤيتها |
| Erken gelmeme izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالعودة مبكّرًا. |
| Oğullarının ölmesine izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا بأن يموتوا أبنائك... |
| Katliamı inkar edenlerin sitelerini düzenlemelerine izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لـ(ناكرو الهولوكوست) في تصميم الموقع. |
| Gitmemize izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لنا بالرحيل |
| Annemin sadece bir çocuk yapmasına izin verdiler Beth Ann. O da benim. | Open Subtitles | لقد سمحوا لوالدتي بولد واحد فقط (بيث آن) و هو أنا |
| Plaketi tutmama izin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بحمل اللوجة. |
| İzin verdiler. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بالدخول |