| Bu bel çantasından hep nefret ettim. Üstündeki kan değil mi? | Open Subtitles | لقد كرهتُ دوماً حقيبة الظهر هذه تلك دماء عليها، صحيح؟ |
| Tüm o fatura işleriyle onu tek başına bıraktığım için kendimden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ نفسي لتركها لفحص تلك الفواتير لوحدها. |
| Her saniyesinden nefret ettim. En sonunda seni gördüğüm an dışında... | Open Subtitles | لقد كرهتُ كُل لحظة من ذلك لحين رأيتكِ تمشين في ممر الكنيسة. |
| Brandon Koruba'yı ben öldürmedim. Evet, yaptığı her şeyden nefret ettim. | Open Subtitles | اجل ، لقد كرهتُ كل شئ قاومَ من اجلهِ |
| Ponpon kızlardan hep nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ دائماً المشجّعات |
| Ben liseden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ المدرسة الثانوية |
| Ailemin başına açtıklarımdan dolayı kendimden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ نفسي لما جلبته" "على عائلتي |
| Her şeyden sonra kendimden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ نفسي لما حصل. |
| Ben de annemden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ أمي أنا أيضًا |
| "30 yil boyunca kendimden nefret ettim. | Open Subtitles | لقد كرهتُ نفسي لثلاثون عاماً" |