| İlacın onu iyileştireceğine söz verdiler normal yapacağına. | Open Subtitles | لقد وعدوا بأن الدواء سيشفيه ويجعله طبيعياً |
| Yeterli zamanda başka bir konukçu bulamazlarsa isteksiz bir konukçuda kalmaktansa, ortakyaşamın kendini feda edeceğine söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا أنهم إن لم يجدوا مضيف آخر في وقت مناسب السمبيوت سيضحي بنفسه على أن يبقى في مضيف غير راغب |
| Rotayı fırsat bulur bulmaz izleyeceklerine söz verdiler, ama o gezegenleri ziyaret etmek... | Open Subtitles | لقد وعدوا ان يسلكوا الطريق عندما يستطيعوا لكن يزور هذه الكواكب |
| Emeklilik fonlarına yarım milyar dolarlık bağış sözü verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بمنح نصفِ مليون .لموارد راتب التقاعد |
| Emeklilik fonlarına yarım milyar dolarlık bağış sözü verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بمنح نصفِ مليون .لموارد راتب التقاعد |
| Bir filo ve 10.000 asker sözü verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بأسطول و بـعشرة ألاف جندى. |
| Beni Cao ordusunda general yapacaklarına dair söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا على جعلي جِنرالاً في جيش الكاو |
| Yakıt ikmali yapılırken kargo kapılarını açık tutacaklarına söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بالحفاظ على باب الحمولة مفتوح حين يقومون بالتزوّد بالوقود |
| O kadar söz verdiler, ben de 7'de kesin gelir demiştim ama gelmemiş. | Open Subtitles | لقد وعدوا و وعدوا و أنا أعتقدت بأنهُ من المؤكد سيكون على قطار الساعة 7، لكنهُ لم يكن |
| Doktora karşılık gidebileceğimize dair söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بأن يطلقوا سراحكما مقابل الدكتور |
| Teftişin bugün öğlenden sonraya kadar biteceğine söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا التفتيش بأنهم سيتمون الأمر عصر اليوم. |
| Senin burada olduğunu kimseye söylemeyeceklerine dair söz verdiler ama onlar sadece çocuk. | Open Subtitles | - لقد وعدوا باأن لايخبرون أي شخص باأنكِ هنا - لكن أنهم مجرد أطفال |
| söz verdiler. Lanet bir yasaları bile var. | Open Subtitles | لقد وعدوا بأنها ستكون على شكل قانون |
| - İçeri girmeyeceklerine söz verdiler. | Open Subtitles | قالوا أنهم لن يدخلوا لقد وعدوا بذلك |
| Ben iş birliği yaparsam Nick'i bırakmaya söz verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا بالسّماح لـ(ميك) بالذّهاب إذا عرفتُ الحقيقة |
| Sırf sizin güveninizi kazanmak için oğlunuzu kurtarma sözü verdiler. | Open Subtitles | لقد وعدوا في انقاض ابنك ليفوزا بثقتك |