| O zaman niye dün gece karyola başına yumruk attın? | Open Subtitles | إذا لماذا لكمت وأحدث فجوة في لوحة السرير ليلة الأمس؟ |
| Bileğini düz tutmadan yumruk attığında olur. Bunu nereden biliyorsun? | Open Subtitles | يحدث ذلك إذا لكمت شخصاً من دون إبقاء معصمك مستقيماً |
| Hayır, özürlü birine g ile başlayan kelimeyi söylediği için birini yumrukladım. | Open Subtitles | كلاّ، لكمت رجل لأنه نادى وصف شخص ذو إحتياجات خاصة بكلمة مهينة. |
| Sen ağacı yumrukladın, o da banka kafa attı. | Open Subtitles | انت لكمت شجرة و هو حطم المقعد برأسه |
| En azından doğru adama vurdun. | Open Subtitles | على الأقل فقد لكمت الرجل الصحيح |
| Sizce, kurduğu tuzak gereği Bayan Campo kendi kendini yumrukladı ya da bir adama hiç tanımadığı bir adama kendisini acımasızca ve öldüresiye dövdürdü doğru mu? | Open Subtitles | طبقا لروايتك الآنسة "كامبو" لكمت نفسها أو جعلت شخصا لم تقابله من قبل أن يعتدي عليها بقوة ووحشية ككجزء من مؤامرة؟ |
| General'in oğluna yumruk attım. Bir saat içinde sıradan bir er oldum. | Open Subtitles | لقد لكمت ابن الجنرال فأصبحت جندياً في اللحظة نفسها |
| Çok konuştuğun için hiç suratının ortasına yumruk yedin mi? | Open Subtitles | هل لكمت في أيّ وقت في الوجه للتّكلّم كثير جدًّا ؟ |
| Küçük zenci bir çocuğun suratına yumruk mu indirdin? Bu ikinci dereceden bir suçtur. Bunu nasıl açıklayacaksın? | Open Subtitles | لكمت شـاذ من البشـرة السـوداء لماذا سامنحك فرصة ثانية |
| Tatlım, Bugün bir çocuğun burnuna yumruk attın mı? Yumruğunla? | Open Subtitles | عزيزتي، هل لكمت ولداً على أنفه اليوم؟ بقبضتك؟ |
| O zaman muhtemelen toplantının birinde büyük bir hata yapıp birine bağırıp, yumruk attığın ve işten ayrıldığın dedikodusunu da duymuşsundur. | Open Subtitles | إذًا ربما سمعت تلك الإشاعة أنك أفتعلت مصيبة في اجتماع وبكيت أو لكمت أحدهم أو ما أشبه ولهذا طردوك. |
| Kabul ediyorum, hayatım boyunca binlerce horoz yumrukladım ama kimseyi öldürmedim. | Open Subtitles | أُقر أني لكمت الآلاف في حياتي على خصاهم لكنى لم أقتل أحداً مطلقاً |
| Pekâlâ, evet, hemşirelerimin, asistanlarımın ve diğer hastaların hayatını tehlikeye atan bir hastayı yumrukladım. | Open Subtitles | حسنا, نعم, لقد لكمت مريضا كان يعرض للخطر سلامة الممرضات، والمقيمين, والمرضى الآخرين. |
| Koreli bir mağaza görevlisini yumrukladım ve kıyafetlerini aldım. | Open Subtitles | لكمت موظّف صندوق كوري لمتجر وجرّدته من ثيابه. |
| Bak, bir hastene çalışanını yumrukladın ve oğlunu kaçırdın. | Open Subtitles | انظر انت لكمت موظف بالمستشفى واخذت ابنك |
| Ben yapmak zorunda kalmayayım diye bencilce kendi gözünü yumrukladın. | Open Subtitles | أثناء المراقبة - بعد 36 ساعة لكمت بؤبؤ عينك بأنانية لكي لا اضطر لفعلها |
| Mağazanın VIP'sine mi vurdun? | Open Subtitles | لقد لكمت احد كبار الشخصيات في المتجر؟ |
| Ben yüzüne bir adam yumrukladı. | Open Subtitles | لكمت رجلا على وجهه. |
| Aslında Peezee uyuşturucu işini bozduğunda minibüse vurdum. | Open Subtitles | ليني وحينما غادر فيني لكمت السيارة |
| Evet, bunu söyleseydin kafana yumruğu yerdin. | Open Subtitles | نعم على الاغلب كنت لكمت جمجمتك لو كنت قلت هذا |
| Dört temmuz barbeküsünde buradaydın, kocamı yumrukladığın zaman. | Open Subtitles | لقد كنت هنا في حفل شواء الرابع من حزيران أتذكر عندما لكمت زوجي ؟ |
| Bir ayıyı yumruklamış. | Open Subtitles | قال أحدهم إنها لكمت دباً. |
| Çok sert yumruklarsan birini öldürürsün, çok yumuşak olduğundaysa aşk dokunuşu olur. | Open Subtitles | إذا لكمت بقوة، سوف تقتل أحدهم. وإذا كنت ضعيف جداً، ستكون مجرد ملاطفة. |
| Bir keresinde de sarhoşken, hız ihlali yüzünden çevrildiğimde bir polis memurunun yüzüne vurmuştum. | Open Subtitles | ثم حُبست مجدداً بسبب القيادة تحت تأثير الكحول ثم لكمت شرطياً في وجهه |
| Hayır, salonda birini yumrukladığım için çok gerginim. | Open Subtitles | كلاّ، أنا مستاء لأني لكمت أحدهم في نادي الرياضة. |
| Vivian öldüğü gece yumruklanmış ve siz de kardeşinizin cesetini teşhiş ettğiniz gün adli tıp görevlisini yumrukladınız bugün de bu adamı. | Open Subtitles | حسناً، كان هناك أثار لكمات علي جسد (فيفان) ليلة وفاتها، وأنت لكمت ذلك الأخصائي، يوم ذهبت للتعرف علي الجثة. ولكمت ذلك الرجل اليوم. |