Buraya gelmek için banyomu terk ettim. Bu büyük bir olay. | Open Subtitles | تركتُ حمّامي لكي آتي إلى هنا و ذلك أمر مهم. |
Buraya gelmek için şan dersini bıraktım ben. | Open Subtitles | هل تعلم بأني تركت حصة غناء لكي آتي إلى هنا؟ |
Buraya gelmek için ikinci katın penceresindeki ağaçtan aşağıya düştüm. | Open Subtitles | كان علي التلسق خارجاً من نافذة الطابق الثاني وأسفل الشجرة لكي آتي إلى هنا |
Sırf buraya gelmek için kaç hikaye uydurdum bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا حتّى لا اعلم كم حكايه مختلفه يجب أن أقولها فقط لكي آتي هنا و أكون معك في نهاية الأسبوع |
Üç gün önce doğdu ve onu görmeye gelmek için bir yol bulmalıydım. | Open Subtitles | ولد منذ 3 أيام واضطررت للبحث عن طريقة لكي آتي وأراه |
Güzel, aslında, buraya gelmek için bir bahaneydi. | Open Subtitles | في الواقع كان هذا عذراً لكي آتي |
Bu benim işe gelmek için harcadığım benzin masrafından bile az. | Open Subtitles | هذا أقل من صرفية البنزين لكي آتي هنا |
gelmek için son hapı kullandım. | Open Subtitles | لقد تناولت آخر حبّة لكي آتي. |