| arama emri için bir yargıçla görüşmeliyiz. | Open Subtitles | يجب علينا أن نذهب الى المحكمة ونحصل على المذكرة للتفتيش |
| - Evet, binayı ve içindekilerini aramak için, arama belgemiz var. | Open Subtitles | هل هناك مشكلة؟ نعم, لدينا ترخيص للتفتيش هنا |
| Kişinin suçu ne olursa olsun, arama ve el koyma için makul bir sebep gerekiyor. | Open Subtitles | نحن بحاجة لسبب محتمل للتفتيش والضبط على اي شي شخصي يخصها |
| teftişe hazırlanmak dört saat sürer. | Open Subtitles | سوف يُستغرق أربع ساعات للإِستعداد للتفتيش |
| teftiş yapacak çocuk hizmetleri görevlisi bulamadınız ve kendiniz teftişe çıktınız. | Open Subtitles | دعيني اخمن لم تجدي احدا من خدمة رعاية الاطفال ليعود اذن اتيتِ للتفتيش |
| Bayanlar, baylar arama için belgelerinizi hazırlayın. | Open Subtitles | سيّداتي و سادتي، يرجى تحضير أوراقكم للتفتيش. |
| Güvenlikten geçtiğimiz sırada elle arama için sıradan çıkarıldım. | Open Subtitles | كنا نمر خلال نقطة الأمن أخرجت من الصف للتفتيش |
| Mühürlü arama emri arandığınızı duyurmanızın yasaklandığını gösterir. | Open Subtitles | المذكرة الخاصة تعني أنكم ممنوعون من الإفصاح عن تعرضكم للتفتيش. |
| - arama emrimiz var bizimle gelmenizi istiyoruz hanımefendi. | Open Subtitles | لدينا مذكرة للتفتيش وسنحتاجكِ أن تأتي معنا ، سيدتي |
| arama emrinizi destekleyecek tutuklama emriniz olmadığı sürece işinizi sizin yerinize yapacağım. | Open Subtitles | لو لم يكن لديكِ مذكرة لأعتقالي بالأضافة الي مذكرتك للتفتيش سأقوم بأداء عملك من أجلك |
| Ama sanırım önce o size ulaşacak, yasa dışı arama ve el koyma için. | Open Subtitles | علي الرغم من أنني أتوقع أنه سيتصل بك أولاً بمجرد أن يوجه إليكم التهم للتفتيش الغير قانوني والمصادرة |
| Burayı kapatın, sorunu giderin bir kaç hafta içinde tekrar teftişe geliriz. | Open Subtitles | أغلقوا المكان ، حددوا المشكلة و سنعيد جدولة يوم آخر للتفتيش بعد بضعة أسابيع |
| Bu da demek oluyor ki 11'den önce burada olmalısın ki teftişe hazır olasın. | Open Subtitles | مما يعني عليك الحضور هنا قبل ذالك لكي تكون مستعداً للتفتيش |
| Gerçek teftişe hazırlanmak için notlar alacağım. | Open Subtitles | سوف أدون بعض الملاحظات استعداداً للتفتيش الحقيقى |
| Buraya teftişe geldim, bırakın da işimi yapayım. Depo mu? Bu mu depo? | Open Subtitles | أنا هنا للتفتيش فدعني أمارس عملي هذا مخزن ؟ |
| Patronum bütün ekipmanının 31'ine kadar teftiş edilip onaylanmasını ister. | Open Subtitles | رئيسي يود مني أن أتفقد كل الأدوات وتكون جاهزة للتفتيش بحلول يوم 31 |
| Tabii ki, teftiş için takvimime bakmalıyım. | Open Subtitles | بالتأكيد، أنا فقط بحاجة إلى موعد للتفتيش. |
| Biz MUAYENE yaparken inmek zorundasınız. | Open Subtitles | سيكون عليكم النزول بينما نقوم بتفريغ العربة للتفتيش |
| Herkes elindekileri önündeki masalara bıraksın ve aranmaya hazır olsun! | Open Subtitles | ضعوا كل الممنوعات على الطاولات أمامكم ! واستعدوا للتفتيش |
| Siviller belgelerini göstermek zorunda olacak ve üstleri aranacaktır. | Open Subtitles | على المدنيين عرض الهوية الشخصية وقد يخضعون للتفتيش |