Biraz şarap içmeye parka gidiyoruz. | Open Subtitles | هاي سنذهب لاحضار بعد الخمر و بعدها للحديقه |
O parka gitti, orada birileriyle buluştu, ve bunu onlar yaptı. | Open Subtitles | ذهب للحديقه, لمقابلة شخص ما ومن ثم قتل. |
O zaman Ddoong Ja'yı görmek için sık sık bizim evin oradaki parka mı geliyordun? | Open Subtitles | .... لانك أردت رؤيت دونق جا هل كنت تأتين للحديقه هذه عادة ؟ |
Oğlumla hayvanat bahçesine gitmişti, ve görünüşe göre oğlumu | Open Subtitles | لقد اخذت ابنائي للحديقه, وقد اصابوا بجروح |
Meredith Blake'le karşılaşıp, Bay Crale'in öldüğünü söyledikten sonra yine su bahçesine döndüm. | Open Subtitles | (بعد لقائى (بميريدث بلاك (وأخبرته عن موت السيد (كريل عدت للحديقه المائيه |
Büyük özenle baktığı bahçe bölümü evin yeni ve eski bölümlerinin bir araya gelerek oluşturduğu yer. | Open Subtitles | الرقعه الصغيره للحديقه التى كانت تضعها فى الركن الذى تلاقت فيه الأجزاء القديمه والجديده للمنزل |
Beni havaya sokmak için, onları bir parkta okutuyordu. | Open Subtitles | كانت تاخذني للحديقه كي أقرأ ماتكتب |
Lucy'yi parka götüreceğim. | Open Subtitles | سآخذ لوسي للحديقه |
parka gitmek istemiyorum. | Open Subtitles | لاأريد الذهاب للحديقه |
parka hemen gitmiyoruz. | Open Subtitles | لن نذهب للحديقه الآن |
Bayan Williams, Meredith Blake'e doktor çağırmasını söyledikten sonra yine su bahçesine döndü. | Open Subtitles | بعد أن طلبت من السيد ميريدث بلاك) أن يهاتف طبيب) الأنسه(ويليامز) عادت للحديقه المائيه |
Öteki bebeklerden çalarım! Park bahçe gezip, fındık ve dut ararım. | Open Subtitles | وسأذهب للحديقه واجمع البندق والتوت |
Beni havaya sokmak için, onları bir parkta okutuyordu. | Open Subtitles | كانت تاخذني للحديقه كي أقرأ ماتكتب |