| müttefik uçakları olmayacak desem. | Open Subtitles | تصور أني أخبرتك أن لن تكون هناك طائرات للحلفاء |
| 15 Şubat 1944'te 200'ün üstünde müttefik bombardıman uçağı, manastırı enkaz haline getirdi. | Open Subtitles | فى 15 فبراير 1944 قامت أكثر من 200 قاذفه تابعه للحلفاء بتحويل الدير إلى أنقاض |
| Hafif bir direnişler karşılaşmışlardı çünkü ilerledikleri bölge Müttefikler için stratejik olarak daha az önemliydi. | Open Subtitles | واجهوا مقاومة طفيفة لأن المناطق التى وصلوها كانت أقل فى الأهمية الإستراتيجية للحلفاء |
| Amiens'in kaybı, Fransız General Ferdinand'ın düşündüğü gibi, Müttefikler için felaket olurdu. | Open Subtitles | خسارة "أميانز" ستكون كارثة للحلفاء "كما أدرك الجنرال الفرنسي "فيردناند فوش |
| İsrail'e atılan Scudlar, müttefiklere problem çıkartıyor. | Open Subtitles | سقوط صواريخ سكود على اسرائيل يسبب القلق للحلفاء |
| Bunun gibi elle yazilmis raporlar, Müttefiklerin 1. ordu ve kendi adamlari arasindaki öldürücü bosluga ilerlediklerini gösteriyor. | Open Subtitles | كشفت التقارير المكتوبة باليد كهذه التقدم الثابت للحلفاء.. عبر الثغرة بين جيشه ورجال الجيش الأول |
| En çok ihtiyacı olduklarında müttefiklerine destek verdi. | Open Subtitles | مقدماً الدعم للحلفاء حينما كانوا بأمس الحاجة اليه |
| Ama müttefik zaferlerle birlikte, sorunlar başladı. | Open Subtitles | لكن بالنسبة للحلفاء كانت الإنتصارات مشكلة |
| Bilmediğiniz şey şu ki Yugoslavya'ya gönderilen üç müttefik timi tam burada, İtalya'da bombalandı. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي لا تعرفه أن أخر ثلاث مأموريات للحلفاء في يوغوسلافيا تم تفجيرها هنا في إيطاليا |
| müttefik komandolarını yaban domuzu gibi avlarız. | Open Subtitles | نحن نطارد القوات الخاصة للحلفاء مثل الخنازير البرية |
| müttefik birliklere geri gönderileceksiniz. | Open Subtitles | سيتم اصطحابكم للعودة للبعثة العسكرية للحلفاء |
| Fethedilen Almanya'daki Potsdam, üçüncü müttefik zirvesinin mekanıydı. | Open Subtitles | بوتسدام، بألمانيا المحتلة مقر انعقاد مؤتمر القمة الثالث للحلفاء |
| Sen Müttefikler için çalışan Kanadalı bir casussun. | Open Subtitles | أنت جاسوس كندي تعمل للحلفاء |
| Bu da Müttefikler için bir zaferdi. | Open Subtitles | وأنّ هذا كان نصراً للحلفاء |
| Müttefikler için muazzam bir zafer. | Open Subtitles | بنصر ساحق للحلفاء |
| Avusturyalılar zamanı gelince müttefiklere gizli barış çağrıları bile gönderecekti. | Open Subtitles | في وقت لاحق، سيرسل النمساويين مبعوثين سلام سريين للحلفاء.. |
| Ama burayı ilhak etmek, müttefiklere, daha doğrusu Fransa'ya düpedüz meydan okumaktı. | Open Subtitles | لكن أستردادها سيعد تحدياً مباشراً ... للحلفاء , و من قبلهم جميعاً تأتى فــرنــســا |
| müttefiklere ve dostlara. müttefiklere ve dostlara! Ve üç krala! | Open Subtitles | للحلفاء والاصدقاء وللملوك الثلاثة |
| Kesselring, Müttefiklerin dört buçuk tümenine karşı 10 Alman tümenini Anzio'ya yollamıştı. | Open Subtitles | فى (أنزيو)، أطلق (كيسلرينج) عشر فرق ألمانيه، بمواجهة أربعة فرق ونصف للحلفاء |
| Müttefiklerin savaştaki ilk zaferi, Avusturya-Macaristanlı esirler olmuştu. | Open Subtitles | هؤلاء الأسرى النمساويين-المجريين تم إلقاء القبض عليهم في أول انتصار للحلفاء في الحرب |
| Ne Müttefiklerin zaferine ne de Hollanda'nın hürriyetine ilişkin herhangi bir emare bulunuyordu. | Open Subtitles | لم تكن هناك أدنى إشارة لنصر مرتقب للحلفاء لم تكن هناك إشارة تحدد متى ستتحرر (هولندا) مرة أخرى |
| En çok ihtiyacı olduklarında müttefiklerine destek verdi. | Open Subtitles | من أجل تقديم الدعم للحلفاء عندما كانوا يحتاجون الكثير. |
| Daha önce müttefiklerine verdiğin sözleri bozdun ve ilk fırsatta onları öldürdün. | Open Subtitles | لقد قطعت الوعود للحلفاء من قبل وقتلتهم في أقرب فرصة. |