| Tanrıya şükür! Alışverişe asla çıkmam. | Open Subtitles | حمداً للرّب أنني لا أحتمل التسوّق أبداً |
| Tanrıya şükür ki, yeniden birleştiler. | Open Subtitles | حمداً للرّب أنهما عادا لبعضهما |
| Tanrıya yakın olmak istedik! | Open Subtitles | وودنا أن نكون أقرباء للرّب. |
| Bazı şeyler kurcalamaya gelmez. Bazı şeyler Tanrı'ya aittir. | Open Subtitles | لا يحقّ لنا التدخّل ببعض الأشياء، بل يحقّ ذلك للرّب وحده. |
| Tanrı'ya hizmetiniz daha yeni başlıyor. | Open Subtitles | خدمة عملك للرّب مازالت في بدايتها. |
| Hele şükür! Abim deliriyordu. | Open Subtitles | شكرا للرّب كان ليجنّ لو لم يَفعلهــا. |
| Anladım ki 20 yıl önce olan bir şeyi Lynette'e anlatmak bana düşmez. | Open Subtitles | عن شئ حدث منذ 20 عاماً حمداً للرّب |
| Tanrıya şükür! | Open Subtitles | نعم - ! شكراً للرّب |
| Tanrıya şükür. | Open Subtitles | شكراً للرّب |
| Oh, Susan, Tanrıya şükür buradasın. | Open Subtitles | سوزان)، حمداً للرّب أنكِ هنا) |
| Tanrıya şükür. | Open Subtitles | حمداً للرّب. |
| Tanrıya şükür buradasın. | Open Subtitles | -شكرًا للرّب أنّكِ هنا . |
| - Tanrıya dua edin. | Open Subtitles | -المجـدُ للرّب |
| Tanrıya şükür! | Open Subtitles | حمداً للرّب! |
| Hepinize geldiğiniz için teşekkür etmek ve Karen'a, "Tanrı'ya şükür iyisin bebeğim" demek istiyorum. | Open Subtitles | ولأقول لـ"كارين" ، حمداً للرّب أنكِ بخير يا عزيزتي |
| Nefes alıyor, Tanrı'ya şükür. | Open Subtitles | إنّه ما يزال يتنفّس، شكراً للرّب. |
| Nefes alıyor, Tanrı'ya şükür. | Open Subtitles | إنّه ما يزال يتنفّس، شكراً للرّب. |
| Tanrı'ya şükür hayattasın. | Open Subtitles | شكراً للرّب إنّكِ على قيد الحياة |
| Pekala, bunu Tanrı'ya bırakabiliriz. | Open Subtitles | سندع الأمر للرّب ليقرّره |
| 20 yıllık hatayı Lynette'e anlatmayacak. | Open Subtitles | حمداً للرّب |